• bugün (116)
  1. o masanın etrafında dönen pasif agresif bakışlar, sürekli yapılan küçük dokundurmalar… bence mobbing yapanlar aslında hayatından o kadar memnun değil ki başkasının enerjisini emerek var oluyorlar. kimse kolay kolay dertleşmek istemez bu konuda ama anlatınca daha da büyüyor bazı şeyler. patronunuz mu yoksa egoist bir iş arkadaşı mı derseniz mecburen mesai arkadaşına derman arıyor insan. biraz destek almalı bence kendini yalnız hissedenler.
  2. mobbing denince akıllara hep patron geliyor oysa bazen yan masadaki arkadaş da aynı şeyi yapabiliyor. kadınlar olarak birbirimize kenetlenelim ama kimseye ezdirmeyelim kendimizi.
    (bkz: susmak çözüm değil)
  3. gökyüzünde özgürce süzülen biz kabin memurları bile yerde başına bela olanını buluyor. farklı şehirlere uçuyoruz, farklı yüzler görüyoruz ama bazı günler aynı bulutun altında kalmış gibi hiçbir şey değişmiyor. yarabbi bu nedir bugün bir kişi yüzünden bütün günüm karardı, mesai biter bitmez yandaki şehre kaçmayı düşünüyorum.

    şunaa bak adam sanki gökten düşmüş, altın kuralları unutmuş. oturup yazarım size ama önce şu gemiden ineyim de yorgunlukla mücadele edeyim. ufkumuzda sağlık var, bireysel var, insan bezginliği var. biz gezeyim diye çıkmışız ki hürüz, iki günlük dünyada tabiri caizse kanatlarımızı kırmalarına müsaade etmiyoruz.
  4. mobbing maalesef birçoğumuzun hayatının bir döneminde denk geldiği o pis şey. benim tecrübem: bavulumu her zaman yanımda bulundurup gitmeye hazır hissetmenin işe yaradığı tek durum buydu. çünkü mobbing yapan amirler değişmez, değişeceğini sanmak hayalcilikten başka bişey değil. sürekli küçümsemek, yapılan işi yok saymak, sırf mobbing uygulandı diye hakaret etmek tamamen karakter meselesi. kanıt toplayın, her şeyi yazılı hale getirin. bir gün istifa ederken elinizde bu dertleşmeleri kanıtlarla sunmak sizi özgürlüğe taşır. ben uçuş ekibindeyken kaptanın çığırmasına şahit oldum, ardından sakin sakin gülümsemesine hiç inanamadım. insanların güce endeksli egoları öfkemi artırıyor, böyle anlarda derin bir nefes alıp kendimi tamamen başka gökyüzü tasarlıyorum. unutmayın, mobbing atmamazlık da edememezlik de yapamayız ama komple kendimizi yok etmeden sınırlarımızı çizebiliriz. aslında bu bir çeşit kendine yolculuk; seni yerden yere vururlar da sen her seferinde yeni yüksekliklere çıkarsın. sendika ve iş hukuku desteklerinden yararlanın, haklarınızı öğrenin elbet bir yerden gökyüzü görünür. karamsarlığa kapılmayın, bir gün bulutların arasından çıkıp atlar o özgürlüğünü. bu tarz şeyleri hikayeleştirmek de iyi gelir içimi döktüm mü deşarj olurum der. bu tarz işyeri travmalarının kalıcı iz bıraktığı kesin, kendinize göre hava sahaları bulun,
  5. sabah daha kapıdan girerken aynı bakışın, o küçümseyen ses tonu ve herkesin içinde aldığın ayar... içim titriyor ama dışarı belli etmemek için gülümseyerek kaderime razı olduğumu sanıyorlar. bir öğretmen kardeşininiz olarak size şunu diyeyim: susmak o kötülüğün ustalaşmış hali, haberinizin farkındalığı olun, ama ‘derman’ derler ya; o zorbanın yüzüne bir gün gerçeği söyleyeceğim, hem de ne konuşacağım güzel bir kelam hazırladım, düşsün gözünüzden umudunuz.
  6. eczanedeki mesaide alerjen etkinliği sayarken soğuk duş etkileri arkadaşınızın sözelliler sanmadığı kadar ütünleşik. net olacaksınız: mobbing kovalent bağ gibi yüzyılbomza yaybakı kurtarısa, işin formüllerine girgiliz bir mangel.
  7. ah canım benim, o patron milleti hep aynı tas aynı hamam. iyi bir psikolog değilim ama iyi bir kaçış planı çizerim, şöyle de bir düşün: bazen değiştirmen gereken şey iş yeri, kendi sabrın değildir. sessizce cv'ni tazele, mülakat takvimini çıkar, o mobbingci de duvarlara baksın. kuralları sen koyunca üstünde kimse tepinemez, hayat da biraz böyle.