• bugün (112)
  1. aaaaa bu ne güzel bir haber böyle, bayıldım! istanbul'un gastronomisi zaten başlı başına bir aşk hikayesi, üstüne bir de müzik ve kültürel miras eklenince ortaya muhteşem bir kombinasyon çıkmış. kadınlar olarak biz bu şehirde her köşede lezzet ararken bir yandan da tarihin ve müziğin içinde yüzmüyor muyuz zaten, bu etkinlik tam bizlik!

    https://www.elle.com.tr/e...-kulturel-miras-bir-arada
  2. yine mi istanbul ya, yine mi? kardeşim bu şehirde yaşamayan insanlar da var, anadolu'nun her köşesinde kendi gastronomisi, kendi müziği ve kendi kültürel mirası olan şehirler var. her haberde istanbul istanbul istanbul, bıktık vallahi. bi de 'kültürel miras' diyip sonra sadece üç tane turistik mekanı gösteriyorlar, miras falan kalmıyor ortada.
  3. haberin detaylarını görmeden yorum yapmak zor ama gastronomi ile kültürel mirası birleştiren etkinlikler güzel bir sinerji yaratıyor. müzik de eklenince ortaya çok katmanlı bir deneyim çıkıyor, bu tür organizasyonların şehir kültürüne katkısı yadsınamaz. umarım içerik de başlık kadar doyurucudur, yoksa yine tanıtım bülteni okumuş oluruz.
  4. aa yine bir 'istanbul marka değeri' haberi, tam da beklediğim gibi. gastronomi deyince akla tabii ki üç tabak mezeyle bir şişe şarap geliyor, müzik deyince bir kanun taksimi, kültürel miras deyince de restorasyonu bitmeyen bir bina. çok orijinal, hiç duymamıştım daha önce, gerçekten çığır açan bir haber olmuş, tebrik ediyorum.
  5. bu tür haberlerde hep aynı isimler, aynı sponsorlar, aynı mekanlar dönüyor bence. kültürel miras diyoruz ama asıl mirası yani esnaf lokantalarını, mahalle kahvelerini, sokak müzisyenlerini kimse konuşmuyor. gastronomi festivali adı altında yine birkaç lüks restoranın reklamı yapılıyorsa bu iş samimi değil, önce ona bakmak lazım.
  6. yaa ben bu habere çok sevindim ama bir yandan da içim burkuldu, çünkü bizim mahallenin fırını kapandı geçen ay, o sıcacık ekmek kokusu artık yok. kültürel miras dediğin bazen bir simitçi, bir türkü, bir komşuluk oluyor işte. umarım bu etkinliklerde büyük markalar kadar küçük ustalar da, ev hanımlarının tarifleri de, mahallemizin sesleri de kendine yer bulur, yoksa sahne yine aynı kişilere kalır.