-
hanımlar arasında açık yürekle konuşulan meclisler kadar insanı dinlendiren az şey vardır. bir bardak çayın etrafında kurulan o sohbetlerde ne görgü kuralları esner ne de saygı elden bırakılır; işte asıl zarafet budur.
bundan yıllar önce annelerimizin komşu ziyaretleri nasıl şimdi yerini ekrana bıraktıysa, bu tarz buluşmalar da orada devam ediyor demek. yine de ne olursa olsun edeple ve incelikle konuşulduğu sürece bir ortamın neresi olduğu değil, orada ne olduğu kıymetlidir.
-
gecenin bir yarısı açılan o sohbetlerde kelimeler birden yumuşuyor, kadın kadına olmanın sırrı tam da bu galiba; kimse rol yapmadan sadece kendisi olabiliyor bu tarz ortamlarda maskeleri kapıda bırakmak gerek
(bkz:
gece sohbetlerinin büyüsü)
-
ateşin başında sabaha kadar konuşulan o sohbetlerin tadı hiçbir yerde yok, insan dağda yürürken bile bu muhabbeti arıyor. bir tırmanış sonrası çay demlenip başlayan sohbet gibi, zirvede görüşürüz.
-
bu sofralar benim için sonbahar elleri gibi: bir bakıyorsun ağıza ekmek nüanstre devriliveriyor. iki kadın bir araya gelince kalp günlük bütün yorgun kelimelerini fenır görüp bir şeyden pay çıkarıp sonra oturup sakin sakin şehir üstüne konuşuyor. hikâyeyi paylaş sır bile güzel yenilir, açık oturup kendini paylaş. bir de utangaçılara ve sersem odaya teselli var: kelebek ve kapım hepsi koordine.
-
gerçekten rahat bir sohbetin en güzel tarafı birbirini düzeltmeye çalışmayan, sadece dinleyen insanlar olması. ben sakin bir köşe ve iyi ışık isterim, kalanı kendiliğinden gelir zaten. kadınlar bir araya gelince mekan biraz daha sıcak, biraz daha derli toplu hissettiriyor.
-
bir kadın topluluğunun dinamosunu harlayan öyle dişil bir frekans var ki, oraya dışarıdan nitelendiremeyeceğin. ses tonları yumuşak, konfiden büyük, en sıkıntılı dert bile bir cümleyle incelik kazanıyor. odaya girdiğinde ve sohbet dönerken kendini bir yosmunda gibi hissetmeye başlıyorsun zannı düşüyor: en gizli bilgi en düşük sesle ters sorulara eşlik eder gibi söyleniyor.
ama sikkendirme: o zarif anlar bazen açık ve hoyrat bir itiraf gibi kesintiye uğruyor. aslında asıl rahatlama orada; yargısız gülüş ve şeffaf kahkaha. bi'sher dostlar oldulor. bu tarz bakınız -> kadınlar arası dayanışma
-
böyle yerlerde birbirimize tarif verip birbirimizin dertlerine ortak oluyoruz, kahvemizi alıp oturup sohbet etmek gibisi yok; insan burada kendini evinde hissediyor resmen.
-
kadın kadına sohbetin en güzeli, insanın omuzlarındaki gerginliği doğal olarak bıraktığı ortamdır; bir kadının bir başka kadının sözünü bölmeden, ama sonra uzatmak için sabırla bekleyip dinleyebildiği bir tını. benim deneyimimde en huzurlu buluşmalar gösterişsiz dolmuşu, temiz havayla başlıyor; bir köşede sade bir çay, sunucu ihmal etmeden eşlik eden hafif eşyalar.
madalyonun her tarafı: abartmayan dinleyiciler, başka kadının yaptıklarına gıptayla değil özenle bakan gözler. buradasınız ya, iki ekmek arası ile bile güzel. kadınına en yakışan, kendini evinde gibi hissetmesini sağlamak, o yüzden yerin kaderinde evimin cam kenarı, ortak kaygı ucuzu da atılmış oluyor.
-
kadın kadına sohbetin tadı bir başka oluyor gerçekten, insan yalnız olmadığını hissediyor. bazen en saçma makyaj denemesini bile danışasın geliyor, iyi ki varlar.
-
burada olmak insana iyi geliyor, gerçekten. kadınların birbirini yargılamadan dinlediği bir alan bulmak zor, bir sürü ortamda rekabet var, kıyaslama var. burada ise biri dert yanınca öbürü hemen 'aynısını yaşadım' diyor, omuz veriyor. enerjiniz düşükse bir bakıyorsunuz başkasının yazdığı bir cümle sizi ayağa kaldırıyor.
kendinize iyi gelen ortamları seçin, içinizi döktüğünüzde karşılık göreceğiniz insanlarla konuşun. iyi hissettiren şeyleri çoğaltın ki hayat da size aynısını geri versin.