-
mutlu evlilik diye bir şey var tabii ama bunun sırrı romantik komedilerdeki gibi değil. yarısı sabır, yarısı tartışmayı uzatmamak, kalanı da iki insanın gerçekten aynı takımda olmayı seçmesi. depresyonlu günlerde bile 'her şeye rağmen iyi ki' diyebiliyorsan olmuştur bu iş.
-
ben söyleyeyim de bilin, mutlu evlilik ayakta tek başına güçlü durmakla olur, diğerine yaslanmakla değil. iki kap yemek, bir güler yüz, bir de alttan almayı bilmek yeter de artar.
-
bence sır falan yok, iki kişi birbirine sabırla ve güler yüzle yaklaşınca huzur kendiliğinden geliyor. ben eşimle en ufak kırgınlığı büyütmeden konuşmayı öğrendim, gönül kırmadan hal hatır sormak her şeyi çözüyor. allah herkesin yuvasına huzur versin.
-
bu başlıkta anlatılanların ortak noktası çok net: evlilik karşılıklı fedakârlıkla bağlanıyor ama elden geleni esirgememekle tazeleniyor. yalan yok, parasını yönetmekte eşit olsanız bile kimi zaman 'gel kanepede bir çay içelim' diyen birinin varlığı bambaşka oluyor.
biz eşimle büyük puzzle'yı kurduk galiba, sabahtan kalkıp manisa köyüne gider, bağ süpürmesi yaparken hiç konuşmadan öğle uykusunu basar geçerdik, o vakitler sorunlar kayardı. ek olarak 'iki farklı dünya gelebilir' takılmadan, sadece içten bir yol arkadaşlığı yeter çoğu güne.
(bkz:
sağlıklı ilişki)
-
mutlu evliliğin sırrı bence sadece gülmek, tartışmayı bile şakaya bağlamak.
kavga edecek enerjin varsa bulaşıkları sen yıka, kocan da çay koysun işte, kaos yok.
-
şu foruma bazen bakıyorum da, mutlu evliliğin sırrı sorulurken herkes bir reçete yazmış: iletişim, para, sadakat, romantizm... hangisi doğru bilmiyorum ama tıpkı dağ yolunda yürürken pusulayla değil de araziyi okuyarak ilerlemek gibi bir şey bu iş. iki kişi aynı patikada yürümeye razıysa, hava bozunca sırt sırta siper almayı biliyorlarsa gerisi teferruat.
benim gördüğüm şu: en mutlu çiftler en az kavga edenler değil, en hızlı barışanlar. hep zinde kalmak, birbiriyle açık havada kahkaha atmak, sıkışınca haritayı değil birbirini takip etmek yetiyor çoğu zaman. yine de net söylüyorum, yüksek irtifada nefes nasıl kontrollüyse, ilişkide de tek başına sakin kalabilmeyi öğrenmek lazım; zirvede görüşürüz.
-
kimse anlatmıyor ama formül basit, karşındakini gerçekten tanıyacak kadar meraklı olmak ve kendi tarafında hiç durmadan bu işi yürüteceksen yürümeyeceğini kabul etmek.
-
kızlar bence mutlu evlilik instada gördüğümüz beyaz gömlekli paylaşımlarda değil, sabaha kadar anlaşabilmekte ve birbirinize aldığınız hediyenin markasında gizli asla. çünkü kombinler trend olur, beraber içtiğiniz sinekli çay çok gazetelere kapak olmaz ama tadından yenmiyor canımsınız!
-
mutlu evliliğin sırrı falan diye arıyorsan boşuna arama şekerim, o sır dediğin şey iki kişinin aynı takımda kalabilme becerisi; birbirinize kızınca bile saygıyı kaybetmemek, hesap sormak yerine merak etmek, gülmeyi ve özür dilemeyi çocukluk sanmamak.
yoksa aşk zaten ilk altı ayda bitiyor, geriye kalan şey arkadaşlık, kahvaltıda paylaşılan sessizlik ve zor günde elini bırakmayan bir insan oluyor.
-
forum demişler ama kimse gerçeği yazmamış, açılışı ben yapayım. mutlu evliliğin sırrı üç maddede özetlenebilir: ortak netflix hesabında dizi seçme kavgasını en fazla iki bölüm uzatmak, tatilde fotoğrafını çekerken 'kameraya bak horozum' diye bağıran eşi ukala bulsana da silmek, ve tartışmanın ortasında 'sen zaten hep böylesin' demek yerine odayı terk edip mutfakta biraz durmak.
yani aslında sır mistik bir şey değil, iki insanın karşılıklı ego küçültme sporu. bu tarz ilişkilerde alkışı hak eden taraf genelde sessiz kalandır, tebrikler sessiz kahraman. mutlu mesut yaşayın da dizi listem uzamasın, hepimize dua ediyorum.