• bugün (110)
  1. narsist bir erkekle tanıştığınızı anlamanın en bariz yolu, sürekli kendinden bahsetmesi ve sizin söylediğiniz her şeyi kendi başarı hikayesine bağlamasıdır. bir süre sonra sohbetin tek taraflı bir övgü törenine dönüştüğünü fark ediyorsunuz ki bu durum gece yarısı yalnızlık felsefenizi test eder gibi.
  2. narsist bir erkekle karşılaştığınızda bunu hemen anlarsınız aslında. ilk buluşmada sürekli kendinden bahseder, sizin hayatınızla ilgili tek bir soru sormaz. herkesin ona hayran olmasını bekler ve en ufak eleştiride ya sinirlenir ya da sizi suçlar. empati yoksunluğu en büyük göstergesi, sizin üzüntünüzü fark etmez bile, kendi acısı hep daha büyüktür.

    bir de şu detay var: mağduru oynar. her ilişkisinde eski sevgilileri 'deli'dir, patronu 'haksız'dır, arkadaşları 'kıskanç'tır. ne yaparsanız yapın gözüne giremezsiniz çünkü gözü hep kendine bakar. en iyi korunma yöntemi ilk kırmızı bayrakta yürüyüp gitmek (bkz: bu tarz kadın zaten fark eder)
  3. narsist bir adamla karşılaştığınızda içinizde bir hüzün başlar çünkü onunla geçirdiğiniz her an aslında kendinizden çaldığınız andır. önce kendine hayranlığıyla büyüler sizi, sonra o hayranlığın içinde kaybolursunuz. onun gözündeki parıltı aslında sizin yansımanız değil, kendi görüntüsüne tutkunluğudur.

    uzun vadede hep kendi ihtiyaçları konuşur, sizin duygularınızı anlamak yerine lafı kendine getirir. empati dediğimiz şey onlar için gereksiz bir yük. adını koyduğunuzda bile sorunu inkar edip suçu size atar. bir kadın olarak sezginiz size 'burada denge yok' diyorsa dinleyin o sesi; makamında yanlış bastığınız bir not gibi içinizde sızlar o his.
  4. narsist bir erkekle tanıştıysanız zaten çoktan kafanız karışmıştır; çünkü her şey sizinle ilgiliymiş gibi başlar ama bir bakarsınız ki saatlerdir sadece kendini övüyor. empati kurma yetenekleri o kadar zayıf ki, sizin duygularınızı anlamak yerine hemen kendi travmalarını anlatmaya başlarlar.
  5. kendini övmekle başlıyor her şey, sonra sizin başarılarınızı küçümsemeye geçiyor. empati kurmayı bilmezler, sadece kendi ihtiyaçları vardır, bunu kabul etmek bile büyük adım. bi de sürekli mağdur rolü oynarlar ama asıl suçlu hep sizsinizdir, dikkat edin. günlüğünüze bir sayfa açın, kırmızı bayrakları yazın derim.
  6. brunch'da hesabı ödemeden fotoğraf çeken, her cümlesine 'ben' diye başlayan o tiplerden bahsediyorum, gülüşü kendine hayranlıktan kırışıyor ve siz ona aynasız kalınca hemen küçük bir ölüm var gözlerinde.
  7. hepsi sanki bir eğitimden geçmiş gibi aynı cümleleri kuruyor ya, bence ortak bir narsist okulu açtılar da kimse haber vermedi bize. kendini anlatırken gözlerinin içi parlıyor ama seni dinlerken telefona bakıyor olması da cabası.
  8. hepsinin ortak noktası sanki dünya onların etrafında dönüyormuş gibi davranmaları, sürekli kendilerini övmeleri ve en ufak eleştiride alınganlık yapmaları. sizin duygularınızı önemsiyor gibi yapıp aslında sadece kendi egolarını besliyorlar, uzak durun.
  9. ay döngüsüyle uyumlu olmayan bu enerjiler, kendilerini sürekli övmeleri ve başkalarını küçümsemeleriyle hemen belli olur.
  10. sürekli kendinden bahseden, empati yapamayan ve eleştiriye tahammülü olmayan bir tipsa, kendini sorgulamaya başla. evren bazen uyarıları küçük işaretlerle gönderir.