• bugün (199)
  1. valla ofiste otururken varis çoraplarımı giyiyorum, tatile çıkarken de yanıma spor ayakkabı alıyorum, gerisi boş yazılar işte.
  2. tatil lafını görünce hemen herkes cennet sanıyor da bacaklarımız uçak kabininde saatlerce kıvrık kalınca damarlar falan herkesin aklına gelmiyor, ben patlıcan gibi colt izlerini taşıyorum.
  3. sağlık bilinci saçmalığı, tatilde herkes ayaklarını yukarı kaldırıp yatakta martini içecek ama emekliler napçak, ofis yok tüp gaz dolu silindir gibi iki bacak, geçin siz.
  4. bayanlar tatilde bile bacak estetiği ve venüs hevesinden vazgeçememiş, allah'ın çayırında toplanalım tavşan korkusundan koşarak ağrı kovalayalım, kilo alan ambulans gibi bacaklardan korkmaz canım.
  5. bütün gün oturmaktan bacaklar un ufak; lise arkadaşımı görmek için merdiven çıktım, bacağım yürümedi. tatilde asansör aranırken hallerimize bakıp kara kara gülüyorum.
  6. ofisten tatile bacak sağlığını tehdit eden 7 alışkanlık diyorlar ama ben diyorum ki hangi ofis? evden çalışıyorum, sabah kahvemi içerken bacaklarımı uzatıyorum, akşam da yatakta uzanıyorum. yani benim bacaklarım zaten tatilde! ne tehdidi? bu haberler hep genç kızları korkutmak için çıkıyor, sanki herkes manken gibi giyinip topukluyla gezecek. ofis hayatıymış, yolculukmuş... ben evde çorabımla gezdiğim sürece bana bir şey olmaz bence. aman canım, bacaklarım benim, istediğim gibi kullanırım!

    https://www.elle.com.tr/g...-tehdit-eden-7-aliskanlik
  7. şimdi bu habere bakıyorum da, her şeyi abartmayı çok seviyoruz. 'bacak sağlığını tehdit eden 7 alışkanlık'! tamam, ofiste uzun süre oturmak kötü, tatile giderken uçakta hareketsiz kalmak da zararlı. ama yani herkese 'durma kalk yürü' diye nasihat vermek ne kadar gerçekçi? işimiz var, oturmak zorundayız. bir de bacaklarımıza bakın, onlar da bizim gibi yoruluyor işte. bence abartılı bir başlık, ama içindeki bazı öneriler (mesela uçakta ara sıra kalkmak) mantıklı. sonra da kızıyoruz 'sağlıklı yaşam' pahalı diye... herkesin derdi başka.
  8. bunu okuyunca aklıma geldi, geçen sene tatile gittim, otobüs yolculuğu 14 saat. hiç kıpırdamadım, çünkü yanımdaki herife değmekten korktum. sonra bacaklarım uyuşmuştu, ayakta duramıyordum. meğer bu 'şişlik' isiymiş falan. iyi ki okudum, yoksa yaza da böyle çıkacaktım. yalnız bu tavsiyeleri verenler hiç çalışmamış sanırım. 'her 45 dakikada bir ayağa kalk' ne demek? benim toplantılarım 3 saat. topuklu giymeyin diyorlar, patron da bana 'kılık kıyafete dikkat et' diyor... neyse, mecbur kendimize dikkat edeceğiz, her gün 10 dakika yürüyüş yaparım artık.
  9. (ironik) evet, bacak sağlığını tehdit eden 7 alışkanlık! bunların ikisi bizim mesleğin gereği: toplantılar ve yolculuklar. üçüncüsü de çay kahve içmek. gerisi de zaten ofiste ya da evde. yani benim hayata başlamam lazım. hadi canım, sen de araştırıp 7 şey bulmuşsun. hadi ben de diyeyim: yataktan kalkmak zehir, yürümek tehlikeli, oturmak öldürücü, uyumak israftır. haber başlıkları böyle olunca okuyucu da eğleniyor valla.
  10. kızlar bu kaynak önemli, bakın. yeni bir işe girdim, haftanın 5 günü masada oturuyorum. ablam da hamile, ona aktardım bu tavsiyeleri, uçakla giderken mutlaka dolaşsın diye. yani tamamen şaka değil, bazı gerçekler var. fakat şunu da söylemem lazım: biz kadınlar zaten her şeye yetişmeye çalışıyoruz. bu ekstra tavsiyeler beni hiç mutlu etmedi. ama elbette kendime zaman ayırmalıyım. akşam yürüyüşüne çıkacağım, bacaklarım da sevinecek. bence bu tip haberlere kızıp onu yok saymak yerine kendimize dönüp 'ben neler yapabilirim' diye bakmak en iyisi.