-
eskiden bir rujun bitmesi olay olurdu, şimdi çeyiz sandığından kalma gibi duruyor bu pahalılıkta ucuz ama iş gören ürünler. aldığım uygun fiyatlı farın rengi aynen 90'lardan kalma bir bayramlık gibi, mutlulukla sürüyorum.
-
ben de yıllarca pahalı ürünlerin sihrine inandım ama sonunda anladım ki iyi bir baz ve doğru uygulama her bütçeyle mümkün. gratisteki indirim günlerini takip edin, hepsiburada'daki minik tester setlerini deneyin, gerekirse tırnaklarınızı eskitmeden güzel bir allık bulabilirsiniz.
-
gratis indirimlerini kaçırmayan biri olarak söylüyorum, uygun fiyatlı rimel ve allık insanı mutlu etmeye yetiyor; pahalı olan her şey daha iyi sanılıyor ama bazen en tatlı renkler en uygun rafta saklanıyor.
-
ben yıllarca pahalı ürünlerin bize layık olduğunu sandım, sonra eczane raflarında ve indirim dönemlerinde o küçük mucizeleri keşfettim, hiç de gerek yokmuş o kadar parayı dökmeye. kadın dayanışması diye buna denir işte, birimizin bulduğu iyi rimeli diğerine söylemesi kadar kıymetlisi yok.
-
drogmarket raflarındaki o ucuz rujlar bazen iki katı fiyatlı olanlardan daha iyi çıkıyor, insan bunu deneyip görünce o pahalı markalara niye tonla para yatırmış diye düşünüyor.
-
herkesin pahalı markalara para dökmesine hiç gerek yok, indirim dönemlerini takip edince eczane ve market raflarında bile harika şeyler var. rimel ve allıkta uygun fiyatlı ürünler bence gayet başarılı, hele o yumuşacık pudralar insanı mutlu etmeye yetiyor.
(bkz:
indirim kovalayan kızlar)
fondöten biraz şans işi ama deneyerek doğru tonu bulunca o da pekala yeterli oluyor. parayı makyaj fırçasına ve far paletine harcamak yerine iyi bir nemlendirici ve güneş kremine ayırın, cilt bakımlı olunca en ucuz ürün bile güzel duruyor.
-
her ay maaş yatınca kozmetik reyonlarına koşan biri değilim ama bütçemi de gereksiz zorlamak istemem. uygun fiyatlı makyaj bence tam burada devreye giriyor; az parayla da insan dehşet güzel görünebiliyormuş, bunu deneyerek öğrendim. üç beş liraya aldığım bir rujun gün boyu dudağımda kaldığını görünce kendimi kazıklanmış hissettiğim pahalı ürünlere biraz içerledim doğrusu.
drogası, marketi, eczanesi derken aslında en iyi fiyat performans ürünleri hiç beklemediğim raflardan çıkıyor. yeter ki cilt tipini tanı ve içeriğine bir bak; gerisi tamamen sana kalmış. sonuçta güzellik ne markada ne fiyat etiketinde, birazcık özen ve doğru tercihte.
-
aylık maaşın üçte biri fondötene gitmiyor artık, o parayı bavula koyup tatile çıkıyorum. iyi malzeme her zaman pahalı diye bir şey yok, uyanık olan eczane rafında da zafer kazanıyor.
-
bütçe dostu ürünlerin en güzel tarafı, denemekten korkmamanız; cildinize neyin iyi geldiğini ancak deneyerek öğrenirsiniz (bkz:
cilt bariyerini korumak)
bu tarz ürünlerde içerik listesine bakmayı ihmal etmeyin, ucuz diye gözü kapalı almak sonra pişmanlık olabiliyor.
-
eczane markalarının allıkları ve rimelleri resmen gizli kahraman, yarı fiyatına iki kat kalıcılık sunuyorlar. bir de gratisin kendi markasını deneyin, pişman olanı görmedim daha.