-
benim zamanımda böyle şeyler sineye çekilirdi ama şimdi gençler haklı, kendinize saygınızı kaybetmeyin.
(bkz: aldatılan kadın ne yapmalı) -
ya şimdi, olayın klasik evreleri var bir kere, internette de yazıyordu ingilizce adları falan. ama özetle: önce inanamıyorsun, ''yo artık yoktur öyle şey'' diyorsun, yemeğini bile şaşırıyorsun, telefondaki adı görünce cüzdandaki eski bilet mi diye düşünüyorsun. sonra bir de bakıyorsun ki ağlarken mutfakta makarna yapıyorsun, tuhaf ama oluyor.
sonrası biraz matematik aslında: şekerin bittiği, ıslak telefon kilidi, uyku düzenin filan da gidiyor. ama arkadaşlar diyor ki bir hafta içinde ya cips krizin gelir ya da sınavda kurşunkalemle soru çözersin, bu da normal. ben de doğrusunu söyleyeyim: bu sürede aptalca şey yaparsın, rezil olursun, aynaya bakıp ''bu ben miyim?'' dersin. sonra bir sabah, dışarıda kuşlar cıvıldarken ağlayıp kendine bir simit alırsın. bitti mi? yok bitmez ama azalır, en azından benim gözlemim böyle.
(bkz: narsist) -
insan ihaneti öğrendiği an sanki tenine yabancı, keskin bir esans sıkılmış gibi oluyor; envanterinde kim varsa yapmadığı, ona dokunanı kokunda arıyor günlerce. sonra kalbinde o kırık notanın izi kalıyor, herkesin tatlı bulduğu bir çiçeği siz artık hiç sevmiyorsunuz. ne yaparsanız yapın geçmiyor hemen, çünkü zarafetinizin altındaki o yarıkta hâlâ sızı var; zamanla alışıyorsunuz sadece, kapanmıyor.
(bkz: aldatılmanın izleri kalıcı mı) -
ben genç gelinlerime hep şunu derim: aldatılmak sizin eksikliğiniz değil, karşınızdakinin karakterinin iflasıdır, sakın bunu kendinize yedirmeyin. ilk günler dünyanız başınıza yıkılır, kabul; ama o acıyı içinde büyütüp kendine hayat kurmaya çalışan nice kadın tanıdım, sabırla ayağa kalktılar. kendinize biraz zaman tanıyın, hesabı başkaları sorsun; sizin işiniz yaraları sarmak. unutmayın, bir kapının kapanması, ötekinin açılmasına vesiledir.
-
ilk günler bedeninden çıkmış gibi dolanıyorsun, sonra bir sabah hiç beklemediğin bir anda yeniden gülümsediğini fark ediyorsun.
-
bitter çikolatanın o ilk acı kırılması gibi bir şey ayol, kahvenin dibi gibi koyu kalıyorsun bir süre; sonra düşünüyorsun, o kişi aslında sana değil kendi ucuzluğuna ihanet etmiş.
bu tarz adamlar hep aynı numarayı çeker.
bu tarz acılar insanı olgunlaştırıyor.
bu tarz ilişkileri erken bırakmak lazım. -
bir gün ağlıyorsun bir gün matcha içiyorsun, brunch da atıyorsun canım. sonunda anlıyorsun ki sorun hiç sen değilmiş, ekran görüntülerini sakla sadece.
-
ilk günlerde insan kendini bir dövme taslağı gibi hisseder, çizgiler incin, henüz mürekkep yok.
sonra yavaş yavaş toplarsın, o boşluğu kendinle doldurursun, yeter ki iğneyi eline al. -
ilk birkaç hafta bir kabus, sürekli o mesajları okuyup duruyorsun kendine eziyet edercesine, sonra bir gün bakıyorsun ki umrunda değil. o yüzden kendinizi suçlamayı bırakın, o rezilliği yapan o, siz değil.
- bugün (110)
- / 4
- göz altı morlukları için krem seçimi
- sosyal fobiyi yenenler anlatsın 2
- prime video yasak aşk programı 13
- bu trafik artık insanı yıpratıyor
- derdini anlatmak isteyen kadınlara alan
- aldatıldığını nasıl anlarsın
- güzellik teknolojilerinde renk meselesi 24
- elle education moda okulu
- at kılı fırçası deneyimleri
- yarım kalan diziler
- gelenek nedir
- aldatıldığımı nasıl anlarım
- el kremi önerileri
- ankara trafiği ve bitmeyen döngü
- nivea stok un nefret ettir yüz yıkama köpüğü
- kadın kadına sohbet siteleri
- ilk buluşmada ne giyilir 2
- göz altı morluklarına iyi gelen kremler
- sonbahar maniküründe doku trendi 6
- kadın kadına sohbet ortamları
- iş yerinde mobbing dertleşme 2
- soft grunge makyajı ve göz çizgisi
- yerli üniversite tercih rehberi
- nivea krem kutusunda saklanan anılar
- en iyi maskara yorumları
- gizli şeker tüketimi 12
- k ş ve kirpik serumu kullananlar
- kaş serumu kullananların deneyimleri
- cilt bakımı ürün yorumları 2
- ilişkilerde modern terim situationship
- / 4