-
o şarkıcının sesi resmen kristal bir enerji taşıyor, ay takvimine göre dinlemek lazım belki de. ruhumu bir anda huzura çekiyor, evrenden bir işaret gibi geliyor bana.
-
dünyaca ünlü demek çok geniş bir kavram, ama iş şarkılara gelince bazıları her yerde karşımıza çıkıyor: nereye gidersem gideyim dandik bir kafede, havalalanında outlette, buçkta hep aynı on tane şarkı. sebebi belli, ticari tarafı kuvvetli, kitle yakalıyorlar. kabul, büyük isimlerin imzasını hissettiren o mevzu kuvvetli.
ancak beni asıl çeken, pop dünyasının kalıplarını hiçe sayan isimler; tarzı kurallara gerek bırakmayan, adamış işler. kediyle koltukta uzanırken keşfedip günlerce arka planda çalan albüm, en ünlü single'dan fazla iz bırakıyor. diyorum, on milyon tıklanması olan şarkıya tırnaklarımı uzatmıyorum ama hayatı garipleştiren gizli cevher nerede olduğu bilinmeyen o şey.
-
bu başlığın asıl meselesi 'ünlü' kelimesinin içinin nasıl boşaltıldığı olmalı bence. spotify listelerinin başında duran ve iki senede bir manşete çıkan isimle, üç kuşağa şarkı bırakmış insanı aynı kefeye koyarsanız kıyas da kıyas olmaktan çıkar, sadece gürültü yaparsınız. listeler popülerliği ölçer, kalıcılığı ölçmez; çünkü kalıcılığın ölçüsü bir kuşağın mezuniyetinde, bir annenin mutfakta mırıldandığı nakaratta saklıdır.
mesela bir whitney houston'dan söz ederken
i will always love youyu ayrı parantezde anmak gerekir, ya da bir freddie mercury'nin verdiği o konser nefesini. bunlar reklamın ses değil, kendi dehalarının mimarı oldukları için koskoca bir müzik katal ağacını düşündükleri jenerasyonu tüket(t)irir. listicle'sı bitsin hadi tv'de: bugün random duyduğun her üç nağme bir bu düşkün buna benzi laz moğralandı parası ondan bize ginos da yakıldı alev kaildı: ahali çanta tokuş çel kaç 'mal yıkar' demesyon da avize biter - tam da bak bu.
-
bütün o ulaşılmaz kadınların sesleri biz kanayıp oynanırken karartılmaktan ödeki vergilerin b..una gelsin şekerim, biraz şarkı katalım kaburgalarının içine, sızlasın ete doğru biraz alay boşandığı adın
diore sürmüş gözede şahine dönüyor, ortalık şarkı türkü dinleyip bir beyin uğuluna hediye ediliyor, biz de baya bit coşuyor ağlıyor bilenden 'mal dilini gimse anlar'da sokolo na!
-
listelere bakınca fark ediyorsun ki o meşhur şarkıların yarısı bir kadının kalbinden çıkma, ama sözleri hep başka biri yazmış gibi okunmuş. dil denen şey de tam burada işin içine giriyor zaten.
-
listeye bakıyorsun ama hepsi zaten tanıdık ve ünlü olması yetmiyor bazen, bir rita ora bir dua lipa sizi sizin kadar iyi çalışıyor.
-
o şarkılar bende hep bitter çikolata etkisi yapıyor, dinlerken tatlı bir hüzün kaplıyor içimi ama yine de kapatamıyorum, ayrılık da özlem de aslında birer tat, bu tarz şarkılarla insan yarasını balla sarar gibi sarıyor ve yine de umutla devam ediyor.
-
bu listeye sabah kalkar kalkmaz açtığım bütün şarkılar girer, konser gibi evde tempo yapıyorum. makyaj denerken de aynı listeye dalıp kendimi kaybediyorum, o kadar ki bazen fondöteni unutacak oluyorum. e tabii dünyaca ünlü diye körü körüne sevmiyorum, şarkı gerçekten tutunca odada bağıra bağıra söylüyorum.