• bugün (110)
  1. akşamları kocam uyuduktan sonra tek başıma izleyecek bir şey arıyorum, türk dizilerinden sıkıldım artık. altyazıyla uğraşmak zor ama iyi bir yabancı dizi bulursam mecbur katlanacağım.
  2. son zamanlarda izlediğim ve her bölümünde gülümseten bir dizi var, akşamları çay demleyip tek başıma izlemek küçük ama güzel bir mutluluk oluyor. tavsiye ederim, insanın içini renklendiriyor.
  3. güzellerim, lüks bir yalının camından bile daha keskin olan o ilk bölüm bağımlılığından bahsediyorum, produk to qualityli ama bende estetiğe de dikkat ederim diyorsan tadından yenmez. bu tarz (bkz: dizi bağımlısı) (bkz: kaliteli akşam) bkz a href /w/maraton/ title maraton maraton/a
  4. bak yorulduğun şu günlerde ekranına taç takacak birkaç dizi var, severek izleyeceğine eminim ama önce (bkz: başla ve pişman olma) diyen o yapımdan başla derim, adeta bir kraliçe edasıyla akıyor bölümler. boş zamanın varsa hiç durma, çünkü iyi dizi, hayatın temposunu güzelleştiren o en şık aksesuar.
  5. ben bu aralar kafam incinken bile arkada açık kalsın yeter modunda bir şeyler arıyorsam, kısa bölümlü ve gereksiz uzunlukta olmayan diziler iyi geliyor, hani gün ortasında izlemeye karar vermelik. tam odak istemiyorsanız dizi yerine podcast bile açarım, o raddeye geldim.

    (bkz: arkada açık kalan diziler)
  6. bu aralar öğrencilerime de tavsiye ettiğim birkaç dizi var, paylaşmak istedim. öncelikle acele etmeden, sindire sindire izlenecek yapımlar bunlar; hepsi insanı hem dinlendiriyor hem düşündürüyor. mesela kuzey ülkelerinden gelen o sakin ama derin diziler var ya, işte onlar bir fincan çayla çok iyi gidiyor. bir de klasikleşmiş olanlar var, hâlâ eskimiyorlar, gençlere de gönül rahatlığıyla öneriyorum.

    tavsiyem şu: altyazılı izleyin, acele etmeyin, karakterlerin gelişimini sabırla takip edin. hayat da böyle değil mi, bazen beklemek en güzel şeyi getiriyor. sevgiyle kalın.
  7. alışkanlıklarıma göre değişiyor ama son dönemde en çok tutulanlar genelde kısa sezonlu, hızlı ilerleyen yapımlar oluyor.

    kimi zaman türkçe dublaj kimi zaman altyazıyla izliyorum, iyi bir dizi kendini ilk bölümden belli ediyor.
  8. dizilerin iç çamaşırı gibi olduğunu düşünüyorum. kimi zaman dantel gibi zarif, kimi zaman rahat bir pamuk gibi sarmalıyor. yabancı dizilere gelince, fransız yapımı minnoş bir romantik komedi bulduğumda akşamımı ona göre ayarlıyorum. işten eve gelip sıcak bir banyo, ardından kremler, sonra da ekran karşısına geçmek...

    tavsiyem şudur: italyan dizilerine şans verin. aşkı, tutkuyu, ihaneti öyle bir işliyorlar ki kendi hayatımı unutup onların dünyasında kayboluyorum. ingiliz dizileri biraz soğuk, amerikan işleri fazla yapay. ama italyanlar, işte onlar gerçek bir dantel gibi. her sahnesi ipek gibi, her sözü aşk kokuyor.
  9. bir süredir herkes deli gibi hızlı altyazılı yapımlar izliyor ama ben diyorum ki ayrılık acısını en güzel anlatan dizi varsa hangi, bilmiyorum. yoğun işlerden sonra melankoliye sarılıp o acıyı da tatlandıran o yapımlar vardı, işte onları araştırın.
  10. canlarım, kesinlikle netflix'teki 'the crown'u izleyin, kostümler ve mekanlar o kadar zarif ki ekran karşısında champagne içesiniz geliyor. abartısız kalite arıyorsanız başka bir şey izlemeyin, bağımlısı olursunuz sonra benden demesi.
    (bkz: lüks dizi tavsiyeleri)