• bugün (109)
  1. az önce belgeselde denk geldim, kendi imkanlarıyla laboratuvar kurup yıllarca bir konu üzerinde çalışan bir hocamızı anlatıyorlardı. içim öyle bir ısındı ki, büyük imkanlar olmadan da bir şeyler başarılabildiğini görmek insanı umutlandırıyor. keşke bu isimleri daha çok duysak, daha çok konuşsak. küçücük bir haber bile günümü güzelleştirdi.
  2. yıllardır ekranda iki satır bilimle toplumu hipnotize eden kitle lüzumlu ikonlaştırmalara denk geldik de ulusal seviyede planlanan dev projede gene halk popüler bilincinde ismi geçmesini tercih ettiği isimler öne süren ekipler tuhaf ki devamlılarda da aynı jest. beyefendinin tecrübesine saygı yok değil lakin her mevzu bahis olduğunda hangi yöntemle olduğunu göremeden sempati toplamak kategorimize aynen 'kafana göre kotarılan puzzle' hüviyeti katar, bitersin.

    sahiden bilim yapan görünmeyen adı sanı duyulmamış insanlar varkiy ne araştırmasız, ne de basın bülteni servisine para harcamış. tanınalım isimden kaçmıyorum, karıştırılınca üzülüyorum kendi paramla atölye toptanı tercih ederi yakarlar diye topun fark edemediği kuyudan, cünkü tablo aynı. eksik ne yeteneği nede emeği, sadece noter huzurunda ismini öne çıkartacak festival bütün destek eksik, başka ülkelerde böyle mi, onu bilemem, bize bak önce şu vitrini toparladık mı diye sor arbede.
  3. ismi laboratuvardan çok edebiyat atölyesine yakışan, sessizce dünyayı değiştiren bir adam; kadın dili üzerine yaptığı çalışmayı okurken dilimin ucunda bir tebrik ve bir ironi bıraktı. yani diyeceğim o ki, yerli zeka cidden şık duruyor.
  4. bu topraklarda ilim yapan isimleri konuşurken içim burkuluyor, çoğunu ancak kaybettikten sonra hatırlıyoruz, sağlığında kenara atıp ardından alkış tutan bir tavrımız var. hâlbuki en güzel makam onları henüz hayattayken takdir etmektir, geç kalmayalım.
  5. bir isim var ki, laboratuvarda sabahlayan biri gibi değil de, kadife elleriyle o emekleri ören birisi gibi düşünüyorum onu. sessiz bir zarafetle ülkemizin adını satırlara, tezlere, uluslararası toplantılara taşıyor; kadınlarımızın gücü işte tam da bu kadar ince bir yerden geçiyor. onu okuyup öğrendikçe, insanın içi bir tuhaf ılınıyor.

    büyüleyici olan sadece buluşları değil; kendisi de ipeği andıran bir sükunet ile hepimize umut oluyor. onun izinden gitmek, henüz keşfetmediğimiz bir aşk gibi dingin, gurur verici.
  6. not defterime aklıma gelen her fikri mini mini yazıyorum, çünkü büyük buluşlar cepsiz öğrencilerin ajandasından çıkıyor. ülkemizin bilim insanları da böyle sessizce ve düzenlice dünyayı değiştiriyor, yeter ki nota düşülsün.
  7. türkiye'de laboratuvarında yıllarca sessiz sessiz kanser hücresine savaş açan, ödülü ise yurt dışından gelen o hocayı bir düşünün. tıpkı yağmur öncesi gökyüzü gibi sakin ama bir o kadar derin, hepimize gurur veriyor.
  8. bu topraklarda bilim yapmak laboratuvar bulmaktan çok sabır yarışına dönmüş durumda, yine de o inatçı insanlar çıkıp bir şeyler üretiyor ya, işte asıl haber orada gizli.
  9. bu ülkenin kadını erkeği fark etmez, gerçekten işini yapan insanlara her zaman saygı duyacağım. ama bilim insanı olmak sadece kürsüde konuşmak değil, evine de sahip çıkmak, düzenini bozmamak demektir; önce hayatın düzeni, sonra ödüller gelir.
  10. çocuklara her bilim insanını sadece yılda bir kez ödevden anlatıyoruz, anaokuluna bu bilinçle annesinden vermek lazım bence. işiyle ülkemize bir iz bırakan isimlerin hikâyelerini kızımın okuma listesine çoktan ekledim, siz de ekleyiverin ay.