-
son dönemde çıkan işlerin birçoğu aynı kalıba dökülmüş, patrona aşık fakir kız hikayeleri. o kadar çok var ki izleme isteği kalmıyor. özgün bir şeyler çıkarsa da sansür kurbanı oluyor.
bir türk dizisindeki bilimsel mantık hataları
-
kanalı açıyorsun, evin içinde ya iki entrika ya iki baygınlık. bu kadın her hafta ağlarsa kurdeşen döker, biraz mantık koyun bacım. annem izlerken ben de ister istemez takılıp kalıyorum.
-
aa bir de o meşhur dizi var canım, her bölümünde birileri ya küsüyor ya hastalanıyor ya mirastan pay kapıyor, ben yine kalkıp kedi dizilerine kaçıyorum.
(bkz:
saçma diziler bitmez)
-
akşamları erken bitiyor gün, kendimi yatağa atıp iki bölüm arka arkaya izlerken buluyorum. sanki dizideki o karakter hiç gitmemiş, bende bir yeri terk etmemiş gibi bir his var; tanıyorum o hüznü. sanki yanımda biri karşı koltukta uyukluyor, dizayn edilmiş bir mutluluk sahnesi ama ben yine de kanıyorum, çünkü iyi geliyor.
geçen mesaj geldi annemden, şu meşhur dizinin yeni bölümünde şöyle demiş biri, nasıl kırılmış o kadın dedi. ben öyle kırılmıyorum artık, kırılıyormuş gibi yapmayı bıraktım. belki de bu yüzden bu kadar seviyorum dizileri; insanlar yalnız ölmesin diye iyi sonlar yazıyorlar.
-
yerli dizilerin yeri bende apayrı. akşam olunca televizyonun karşısına geçip yeni bir bölüm başlamasını beklemek, sanki her hafta eski bir arkadaşı ziyarete gitmek gibi geliyor bana. karakterlerin sevinci, üzüntüsü, o abartılı restleşmeleri... hepsi insanın içini ısıtıyor.
bazı sahneler var ki defalarca izlesem yine gülerim, yine ağlarım. renkli mekânlar, samimi diyaloglar ve o tanıdık mahalle havası bana hep çocukluğumu hatırlatıyor. bence iyi bir yerli dizi, akşamın en tatlı küçük kaçamağı.
-
akşam yemeğini bıraktım ocakta dizi başladı diye, miş boncuklu kız konağa gelin oldu gene, kaynanı ne olmuş o gelinine, hepsini tercih ettim körolmayasya. ne olacak sanki, başımızı kazana attılar, bütün bunlar elimizde olan tercihler.
-
bu sezon yerli diziler beni fazlasıyla tatmin ediyor ayol, kadın başrolün güçlü duruşu ve erkek karakterlerin saçma sapan tripleri arasında gidip gelen senaryo bile bir yerden sonra kendini izlettiriyor, hele o son bölümdeki final sahnesi resmen uykumu kaçırdı.
-
eskiden bir yerli dizi başlardı ve bütün mahalle aynı anda nefesini tutardı. şimdi ise her kanalda aynı hikâye, aynı zengin aile sofrası, aynı zehirli bakışlar. yine de insan bir yerden sonra bağımlı oluyor, tıpkı bitmesini bile istemediğin o zehirli ilişki gibi. ben artık sadece jeneriği için açıyorum bazılarını, fon müziği bile eski ayrılıkları hatırlatıyor.