-
insanların yüzünü göstermeden içini döktüğü bu yerler bence terapiden bile pahalıya geliyor ama en azından seans iptali yok. yine de dikkat et, paylaştığın her dert bir gün ekran görüntüsü olup önüne düşebilir.
-
anonim dertleşme platformu fikri kulağa harika geliyor ama herkesin birbirine akıl verdiği yerde iki gün sonra kimin kim olduğu belli oluyor, yine de paylaşmak iyi geliyor.
-
bu platformlar garip biçimde iş görüyor çünkü insan kendi ismini saklıyorsa da sesi çıkıyor. bir yerde kim olduğunu bilmeyen birileri seni dinleyince yalnızlık azalıyor. tıpkı gece gökyüzüne bakıp aslında evrende yalnız olmadığımızı hissetmek gibi bir şey, terapi değil belki ama bir bağ.
yine de asıl iyileşme gerçek hayatta bir isim, bir yüz ve bir çift kulakla geliyor. anonimlik bir köprü, kalıcı ev değil. kendini orada güvende hissedip sonra gerçek dünyada bir arayış açması en güzeli, yeter ki ipi bırakma.
-
ben bu işleri pek onaylamıyorum açıkçası. ne demek anonim dertleşme? insan derdini ya eşine anlatır ya anasına ya da oturup kendi kendine çözer. elin bilmediğin insanlarına için açmak da ne bileyim, bana hiç akıl kârı gelmiyor.
ha diyelim anlattın, ne olacak? bir iki teselli, üç beş yorum, sonra da tepende bir sürü laf sokan. aklı başında bir kadın sınırını bilir, mahremiyetini korur. siz yine de dikkat edin kızlar, internete döktüğünüz her dert er ya da geç ayağınıza dolanır.
(bkz:
sır verme sırdaş olursun)
-
insanın kendini tanımayan ellere sığınması gibi bir şey, inceliklerini saydığı dertleri bir başkasının sessiz hayranlığı gibi kokusuyla dinliyor. şikayetim olmadı, yeter ki güller açan birileri dinlesin, varsın o elleri bilmesin.
-
böyle yerlerin en güzel yanı yargılanmadan iki satır yazabilmek. adını vermeden döktüğün içini okuyan biri 'bende de aynı' dese bile insan bir nefeslik ferahlıyor. bazen en iyi terapi, tanımadığın birinin dünyanın en yalnız kişisinin sen olmadığını fısıldaması.
lâkin burada ifşa olmamak için yeterince özen göstermek gerek. gerçek adı, yeri, iş yerini yazayım dersen fısıldadığın şey bir gün hayatına ağırlık olur. ondan sonra tomurcuk gibi mesajlar da gelse içinden çıkarsın ya... yargısız olalım derken anonim kalalım kısaca, güzellik fazla göz önünde durmasın.
-
iki çocuk, bir banka ve bitmeyen mesailerin arasında yazıp rahatladığımız yer, insan burada yalnız olmadığını anlıyor. gün içinde güçlü durup gece burada gözyaşı döken o kadar kadın var ki, hepimiz birbirimize yetiyoruz.
-
insan bazen en yakınına söyleyemediğini tanımadığı birine anlatınca rahatlıyor, bitter çikolata gibi ilk lokmada acı sonra alışıyorsun. kim olduğunu bilmediğim bu kalabalık iyi ki var şekerim.
-
insanın derdini ismini vermeden anlatabildiği bu mecralar sanki biraz da olsa içini ferahlatıyor. yine de karşımızdakine nezaketi elden bırakmamak lazım, sonuçta her yazının arkasında bir kalp var.
-
hoş olan tarafı takma adla yazıp sonra kendini tanımayan insanlardan akıl alması. bakıyorsun biri 'ilişkim bitiyo' diyor, elli kişi aynı tavsiyeyi veriyor, sanki bir reklam ajansında beyin fırtınası yapıyoruz. ben de dert çözmekten çok dert dinlemekte ustalaştım, o ayrı.
(bkz:
dijital terapi)