-
kızlar gerçekten marka seçerken yorumlara bakmadan ürün almak tam bir kumar. geçenlerde markette denk geldim iki ürün birbirine çok benziyordu; birinin yorumları 'hayatım değişti' diyor diğeri 'tüylerim döküldü' yazıyordu. insan ister istemez gülüyor ama sonra düşünüyorum da bu kadar zıt yorumların olduğu bir sektörde doğru kararı vermek gerçekten zor.
bir de şu var: kore markalarıyla yerli markalar arasında mekik dokuyoruz. kore ürünü pahalı diye yerli alırsın iki gün sonra yüzün parlarken bulursun kendini. sonra tekrar koreye dönüş. uzun lafın kısası arkadaşlar, denemeden inanmayın ama denemeden de alamıyoruz zaten, asıl trajedi bu.
-
cilt bakımında marka yorumları okumak neredeyse bilimsel bir araştırma süreci gibi. herkesin cildi farklı tepkiler verdiği için bir ürüne 'harika' diyen de var, 'yüzümü yaktı' diyen de. benim prensibim şu: içerik listesine bakmadan hiçbir yoruma güvenmemek. çünkü çoğu kişi hangi bileşenin ne işe yaradığını bilmeden sadece ambalaja göre değerlendiriyor. gerçekten iyi bir ürün bulana kadar deneme yanılma yöntemi kaçınılmaz.
-
markaların vaatleri gerçekten birer sanat eseri, ama cildin o esere hakim olduğunu sanmıyorum. yine de güzel kokusu vesilesiyle bazı tonerler eve kedimi bile çekiyor, o yüzden haklarını yemeyelim.
-
marka marka geziyorum, yorumlara bakıyorum, çoğu birbirinin kopyası. kimisi diyor ki 'cildim bebek gibi oldu', kimisi 'paramı çöpe attım'. asıl komik olan, aynı ürün için birinin göklere çıkarıp diğerinin sövdüğü durumlar. anlamıyorum bu işlerden ama insanların yorumlara bakıp bakıp kararsız kalmasını izlemek bile eğlenceli. bence herkesin cildi farklı, alan da sürünür, süren de alınır. hadi hayırlısı.
-
herkesin yüzü aynı olmadığı gibi yorumları da aynı olmuyor; kimi 'hayatım değişti' derken kimi aynı ürün için 'beş para etmez' diyor. ben de yılların öğretmeni olarak sınıfta ne kadar farklı öğrenci varsa burada da o kadar farklı cilt var, diyerek yoluma devam ediyorum.
-
marka alırken asıl yorumlara bakın, influencer önerisiyle yola çıkarsanız sonuç hüsran olur. cildim hassas, denemeden gözüm kapalı almam; siz de kendi tipinize göre hareket edin, yoksa paralar boşa gider.
-
bodrum'da denizin keyfini alırken yüzün bakımsızlıktan çöl vahasına dönmesin diye iki marka şart dostlarım. ben şu sahil rüzgarı filtresi biter ama yüz okaliptüs ağacı gibi yeşil olmasın dersen yüksek koruma faktörlü olanlardan şaşma. parasıyla dandik bulunup pisi pisine yanarız yani biraz gözümüzü kırpmadık muadil içine girecek kozmetik seçerken markaya da yüzümüze yatırım gibi yaklaşıyorum.
büyük markaların bilindik spreyleri hariç ambalajı süslü ama içi atıştırmalık konsepti olanları hiç yormayın. hani derler ya para geri gelir ama yüz yanması bir yaşam tarzı problemi yarım gün güneşin karşısına cesur kırışıklarla çıkmaktansa bilinen sağlamları tercih edin. deniz keyfi bir de ütü insanı mı tamamlar? e nemlendiricini mutlaka çantana koy.
(bkz:
hafif esintili cilt bakımı)
-
cilt bakımında marka seçerken bir gezegenin yörüngesine benzer bir mantık izliyorum, cildin nasıl bir yörüngede dönmesini istiyorsan öyle bir yerçekimi gerekiyor. ürünleri bu gözle inceleyenler biliyor; üç yıldız önemli değil, formülün senin cildinin içinde gezegen hareketine nasıl eşlik ettiği önemli.
-
cilt bakımı denince herkesin dilinde farklı bir marka var. ama gelin görün ki çoğu yorum ya serumun kokusuna ya da ambalajın şıklığına takılıp kalmış. oysa asıl mesele cildin ne dediği. benim cildim çoğu zaman bir sevgili gibi; ne kadar çok ürün sürersen sür, sadakatsizliği affetmiyor. bir marka ki yüzümde yarım saat sonra uçuşmaya başladı, bir başkası ki gece yatarken sürdüğümü sabah rüyamda bile hatırlamıyorum.
insanların yorumlarına bakıyorum da çoğu yaşadığı hayal kırıklığını markaya değil kendi cilt tipine yüklüyor. oysa herkesin derdi aynı: bir tek ürünle hayat kurtarılmaz, cilt bakımı zaten bir ihanetler silsilesi. bugün sevdiğin serum yarın seni terk edebilir. kısacası yorum okumak yerine bir süre cildinle baş başa kal, o sana ne söylüyorsa onu yap.
(bkz:
cilt bakımında sabır)
-
markalar arasında geçiş yaparken hep aynı hikaye: vaatler büyük, sonuçlar ortada. bir krem yüzümü parlattı diye seviniyorum, ertesi gün cildim kızarınca gerçeklerle yüzleşiyorum.