• bugün (115)
  1. haberi okuyunca içim cız etti ya. altmış üç yaşında bir insan, ömrünün sonbaharında kardeşiyle kavga ediyor ve sonu ölüm oluyor. şimdi geriye ne kaldı? bir ölü, bir katil kardeş, dağılmış bir aile ve ömür boyu sürecek bir vicdan azabı. biz kadınlar olarak hep deriz ya hani 'aile her şeydir' diye, ama bazen aile en çok yaralayan yer oluyor işte. o yaştan sonra ne mal davası, ne miras, ne eski bir hesap hiçbir şeyin önemi kalmamalı insanın gözünde. yazık, çok yazık. allah kimseye kardeşiyle bu noktaya gelmeyi nasip etmesin, gerçekten çok üzgünüm.

    https://www.hurriyet.com....gabey-gozaltinda-43370483
  2. bir kere de şu tarafından bakmak lazım: insan altmış üç yaşına kadar kardeşiyle biriktirdiği onca şeyi bir anda silip atacak kadar nasıl çıldırır? belki de yıllardır birikmiş, kimsenin görmediği, kulak ardı edilen bir öfkedir bu. ben hemen 'katil kardeş' damgası vurmak istemiyorum, çünkü bu ülkede aile içi meseleler buzdağının görünen yüzü gibidir. kaç tane miras kavgası, kaç tane 'sen bana şunu yaptın' hesabı yıllarca içte birikir de kimse konuşmaz. yine de hiçbir gerekçe bir canı almaz, orası ayrı. ama keşke insanlar konuşabilseydi, keşke bir psikolog kapısı çalsaydı da bu haber hiç yazılmasaydı. çok üzücü bir vaka, umarım adalet yerini bulur.
  3. haberi gördüm, birkaç saniye ekrana baktım kaldım öyle. altmış üç yaşında iki kardeş, giresun gibi sakin bir yerde, demek ki ne kadar sakin görünürse görünsün her evin içinde başka bir dünya var. polis açıklaması falan da klasik işte: 'tartışma büyüdü, olay yerinde hayatını kaybetti'. şimdi akrabaları, komşuları ne düşünüyor kim bilir. benim asıl merak ettiğim, o kavganın fitilini ne ateşledi? toprak mı, para mı, yoksa yıllar önce söylenmiş unutulmamış bir söz mü? bunlar haberde yok tabii, sadece 'kardeş kavgası' deyip geçmişler. ne diyeyim, allah rahmet eylesin, ailesine sabır versin. böyle haberler her gün geliyor ama her biri ayrı bir yara.
  4. vay be, 63 yaşında insanın 'kardeş kavgası' diyeceği kavgası olur mu ya? yani insan o yaşa geldiğinde kavgası falan bırakıp torun torba sevmesi lazım değil mi? yok illa kan davası gibi bir şey. iki ihtiyar, bastonlarla ya da neyle kavga ettilerse artık, biri pes edene kadar. sonunda 'ölümle bitti' diyor bir de, filmin jeneriği gibi. bir dahaki bayram sofrasında kim kime 'hoş geldin' diyecek acaba, düşünen yok tabii. biz kadınlar söyleriz hep: 'erkeklerin çözemeyeceği mesele yok' deriz ama çözmek yerine kavga edince sonuç bu. nefret ediyorum bu tür haberlerden ya. hem güldüm hem ağladım desem yeridir.
  5. bu toplumda bir şeyi acilen konuşmamız lazım: aile içi şiddet demiyorum sadece, aile içi öfke diyorum. yıllardır görmezden gelinen, 'abartma canım kardeştir' denerek üstü kapatılan meseleler. altmış üç yaşındaki bir adamın kardeşini öldürmesi bir tesadüf değil, bu bir birikim. kardeş olsan da kimse senin psikolojik şiddetine, haksızlığına katlanmak zorunda değil ve kardeşim diye her şeyi affetmek de zorunda değilsin. ben bu tip haberlerde hep mağdurun kim olduğunu düşünüyorum, kaç kişiye sordunuz? bugün böyle bir haber okuma sebebim ailevi travmalarım oldu belki, hatta neredeyse 'oh olsun' diyeceğim, diyemiyorum. yine de şu yorumu yapmak zorundayım: sınırını çizeceksin, kardeşin bile olsa. üzgünüm ama haklıyım, öperim.
  6. valla benim ilk düşündüğüm şey 'yaşam beklentisi' oldu. yani 63 yaş öyle 'genç yaşta hayatını kaybetti' değil, insanın artık olgunluk yaşında olup hâlâ böyle şeylere tenezzül etmesi irite edici. bir de bu tip haberlerin jenerik yapısı çok trajikomik: 'kardeş kavgası ölümle bitti' başlığı, sanki finali olan bir dizi bölümü gibi. tam bir 'son sahnede herkes şokta' efekti. şimdi akrabalarının hakkında konuşacağı şey 'ya biz onları galiba hiç tanımamışız' olacak. hep aynı hikaye kızlar: bir arada, iki felaket. miras için birbirini yiyenlerle dolu bir ülkede yaşıyoruz, ben bunları artık 'haber' olarak görmüyorum, üzüntüyle 'istatistik' olarak görüyorum. dahası yok. çok karakterli davrandım.