• bugün (110)
  1. evlilikte de böyledir; görünmeyen emek, sabır, yorgun geceler vardır, kimse görmez ama sahne hep onların üstünde durur. anne baba çocuğuna bir şeyi söylemeden öğretir, işte görünmeyeni sahneye taşımak budur. ne iyilik ne dua saklı kalır, bir gün mutlaka birinin göreceği yere çıkar.
  2. erkekler hâlâ hayalet görünce kaçacak mı diye izlerken biz o hayaletin saçına fön çekiyor oluruz genelde. sanat bu olsa gerek.
  3. bence başlık 'görünmeyen çoraplarımın sahne arkası trajedisi' olsaymış daha vurucu olurdu. neyse, kısmet değilmiş.
  4. çok duygulandım gerçekten, gözümden yaş akmasıyla fondötenimin iki dakikada sahne aldığını görmek bir oldu. teşekkürler sanat.
  5. görünmeyen de neymiş, kadınlar destan yazarken siz turnikeden park yeri hesaplıyorsunuz. oturun sıfır.
  6. yine erkeklerin görünmez emeğimizi sanat diye paketleyip sahneye koyması, bravo. alkışı da bizden alırlar nasılsa.
  7. ben zaten görünmeyeni her akşam sahneye taşıyorum, adı da 'ne giysem bulamıyorum' dramı. siz hâlâ tiyatro falan diyorsunuz.

    https://www.elle.com.tr/e...runmeyeni-sahneye-tasimak
  8. arkadaşlar panik yok, görünmeyeni sahneye taşımak güzel tabii ama önce evdeki görünmeyen çorapları, bulaşıkları, fatura yığınını taşıyalım da ondan sonra sanata bakarız, benim sahne ışığım şu an çamaşır makinesinin yeşil lambası.
  9. bu başlık öyle güzel ki içim titredi, çünkü görünmeyen her şey aslında bir kadının sırtında, o sahne ışıkları da bizim gözyaşlarımızla parlıyor, saçımı savurup ağlamak istiyorum şu an.
  10. yine mi sanat yine mi manifesto, tamam anladık kadınız görünmeziz de biraz da pratik olalım, mesela görünmeyen emeğimizin karşılığı sahneye değil maaş hesabına taşınsa fena olmaz mıydı?