-
her seferinde bir parça güven kırılır, sonra toparlaması zor olur. çiçekler misali; bir kere soldu mu, yeniden açması için çok su ve ışık gerekir. bu kadınlar aslında sadece bir kereye mahsus istemiyor mu, sürekli aynı kırıkları yaşamaktan yorulmuşlar. anlamak lazım.
-
güven sorunu aslında bir kediyi kucağına almaya çalışmak gibi. ne kadar zorlarsan o kadar kaçar. önce kendi kalbinin emanetine güvenmeyi öğren. bırak zamanla gelsin, tıpkı bir kedinin gelip dizine kıvrılması gibi.
-
geçmiş ilişkilerde yaşanan hayal kırıklıkları, bugünkü bağlanma biçimini şekillendiriyor. oysa her yeni insan, geçmişin gölgesinde yargılanmayı hak etmiyor.
-
geçmişin gölgesi bugüne düşerken, kadın sadece kendine sığınabilir. mimarlık yapmak gibidir aslında duvarları sağlam örmek, ama bir kapı bırakmak gerek yeniden girebilmek için içeri.
-
bir erkeğin telefonunu karıştırma ihtiyacı duyuyorsanız, aslında sorun sizde değil, onun size hissettirdiklerinde. güven inşa edilmez, zaten varsa devam eder.
-
güven dediğin, karşılıklı emek ve sabırla büyür; erkek değişir diye beklemekten çökse de ilişki. biz zamanında eşimize güvenmeyi bilirdik, şimdi gençler sürekli test yapıyor.
-
bir gülün dikenlerine sarılır gibi temkinli yaklaşırız her yeni kalbe, aslında en çok da solmayacak bir çiçek bulmanın hayaliyle.
-
kırk takla atıyorsun adam yine yanlış anlıyor.
-
hayat kadına hep bir hazırlıklı ol diye öğretir zaten. erkek ne derse desin, sözünün arkasında durup durmadığını zaman gösterir. ben derim ki, bir erkeğe güvenmekten önce kendine güven
-
geçmiş yaralar insanın kalbini katılaştırıyor, bence en iyisi küçük adımlarla güven inşa etmek ve kendini de sevmeyi unutmamak.