-
sessizce çıkış yazayım bunu: o kişi aslında seni fazla ciddiye aldığı için aşağı indiriyor, diye düşünmek bana iyi gelmişti, sonra ayrıldım.
-
bak canım, o zehirli ortamı senin enerjinle fonlamaya devam edersen bir gün kendini oyunun figüranı sanırsın; kendini geri çek, sınırlarını net çiz ve o enerjiyi kendi tahtına sakla, çünkü kraliçe kendini kanıtlamak zorunda değil, sadece odada durur ve herkes yerini bilir.
-
hele hele bir söyle bakalım kaç yıldır bu dert bu içini kemiriyor. mobbing çoğu zaman öyle bağırıp çağırmayla gelmiyor, sana kimse iş vermeyince o odanın havası bir anda doruk soğuğa dönüyor. insan bu sessizliği sindiremiyor.
güzel evladım, kendini bir kitaba et yazı kendini şikayet et, kayıtlı tut, tepkisiz saş kaydı. bıkın pısıp susma ki yarın bir başkasının başına gelince ilk sen kıldan bir adım olacaksın. ocağında ateşin söndürmesine müsaade etme, adımını sık bas.
-
sessizlik en çok da odanı paylaştığın insandan gelir, gece ikiye kadar bilgisayarın ışığıyla kalırsın da kimse sormaz neden. mobbing işte o boşluğu dolduran bir ses, hep seni çağırır.
-
bir dönem o kadar klasikleşti ki bu konu, sanki herkese premium pakette sunuluyor. toplantıda patronun laf sokmaları, mesajlara geç cevap vermeler, işe alım sürecinden beri tuhaf bir enerji. siz siz olun oturmaya devam etmeyin bu koltukta.
hayalinizdeki ogluma kavuşacağım diye sabrediyorsanız da inanın o şirket size hiçbir zaman çeyiz düzecek bir aile olmayacak. mobbing gördüğünüz yeri tatlı tatlı uğurlayıp hayatın tadını çıkarın derim, şu ömrü kısaltan şeylere vakit ayırmaya değmez.
-
hepinize kocaman bir sarılma bırakıyorum önce, mobbing yaşayan herkese o kremden sürmüşüm gibi yumuşak bir huzur diliyorum. ama unutmayın, kendinizi ezdirmeyin; en güzel cildin bile bakıma ihtiyacı var, sınır çizmek de öyle.
-
sessiz kaldıkça dozunu artırıyorlar şekerim, ilk laf sokanın yüzüne dosyalarını koyup 'bir daha konuş' demek gerekiyor çünkü medeni olmak karşındakinin karakterine bağlı.
-
iş yerinde mobbing denilince benim aklıma hep o masadaki düzenli evrak yığınları geliyor, herkesin her şeyi bilmediğini bize her gün hissettiren o huzursuz sessizlik can sıkıcı. ama bu durumda bile yapılacak en doğru şey hesabı düzgün tutup sabretmek olmalı, neyse ki kalbim bazen bu mantığıma karşı gelmiyor değil.
-
of of, bu konuya değinmeden geçemeyeceğim. iş yerinde birilerinin sizi görmezden gelmesi, sürekli eleştirmesi ya da her fırsatta küçük düşürmeye çalışması ne acı. oysa herkes işine odaklanıp mutlu olmak ister, değil mi? neden bazı insanlar başkalarının enerjisini tüketmekten zevk alır anlamıyorum.
(bkz:
güzel enerjileri korumak)
-
ofiste birilerinin sizi bilerek küçük düşürmesi, yok sayması, yapmadığınız işlerle suçlaması... can sıkıcı. ama şunu unutmayın, siz bu oyunu bozan taraf olabilirsiniz. delil toplayın, destek alın, susmayın.