• bugün (110)
  1. iki haftadır kullanıyorum ve kaşlarım sanki bana teşekkür ediyor, sabah uyanınca aynaya bakmak bile keyifli hale geldi.

    düzenli sürünce tüyler belirginleşiyor kızlar, sabırlı olun yeter, hemen sihir beklemeyin.
  2. kaş serumu kullananlar denince aklıma bütün gün oturup karşındakinin kaşını gözlemleyen insanlar geliyor, farkında değiller kendi yüzlerinde de bir eksiklik var; sabır.

    (bkz: yüz kasları) kasta, tende, ruhda aynı şey: bırakmazsan kendiliğinden tamamlanır.
  3. ben de o kervana katıldım sonunda. her akşam kaşlarıma sürerken kendimi bir laboratuvar deneyinin içinde gibi hissediyorum, kaşım bir gameplay karakteri gibi level atlıyor. bakalım kırkına gelmeden gür kaşlı olacak mıyım, deneyin sonuçları 3-4 ayda belli oluyormuş.

    spek yapanlar gibi vaat edilen sonuçları bekliyorum, ilk haftalarda hiçbir şey olmuyor. iki ay sonra anca dolgunluk başlıyormuş. sabır denen o zorlu patch'i kurmak gerekiyor anlayacağınız, bitince güzel bir başarı ekranı bekleriz.
  4. günde on dk fazla zamanınız var demek ki, maşallah. büyük büyük sonuçlar beklemeyin ama üç ayda o çıplak kalan yerler utanıp kendi kendine çıkıyor. şimdi bütün mahalle öğrendi diye bana bakıyorlar, kusura bakmayın ben sınır çizdim.
  5. ben de yazın o sıcakta denemek istemiştim ama düzenli kullanmayınca boş yere para gitmiş hissi, hani bir de tüy banyosu gibi yağlı duruyor. yine de sabırlı olanlarda gerçekten boşlukları kapatıyor, benim gibi geç kalanlar için sabır şart.

    (bkz: kaş nasıl gürleşir)
  6. kaş serumu alırken sabırlı olmak lazım, üç ayda ancak fark ediyor. bir de her gün saat gibi aksatmadan süreceksin, öyle bir haftada sihir bekleme.
  7. bu serumu geçen ay çekilişle kaptığım günden beri aynadan ayrılamıyorum, resmen kaşlarım öne çıktı. ilk iki hafta hiçbir şey olmadı diye ellerimi ovuşturuyordum ama sabır şart. kızlar bir tane alıp bitirin, sonra bana dua edin, ötesi yok.
  8. sabah aynanın karşısına geçince bir tuhaf hüzün kaplıyor içimi; o seyrek kaşları gördükçe dünün bir parçasını geri isteyen çocukluk tının duyuyorum. küçük bir fırçayla her gece önce kaşlarını okşayıp sonra inatçı kısımlışlara usulca sürerken düşünüyorum, bu serum aslında bir ümit ilacı, bir yetişkin inancı çikolatanın acı ya tema tahmin ettiğinden öte, sabretmeyi öğrenmek diyorum. lirizmin has sanatı

    bezelyelik derenin ta kenarında akıp giderken zamanla her şey halloluyor derdim, çiçekler kış geçince ağarmaya tahıl gibi uyanışlar i şte. yarın kontrol molası bir ansa bahar, fırçaladıkça sabırla bakanlara küçük piyango; kayısısı tatlı bir tık dolgun kararma bulutlu dik ... diyorum. izmir gibi çakıl taşlarıyla dolu düşleri törpüleyip ay ışıltısı bir kederle gayrete gelince kaş tohumu serpmek her gün bir parça umut geliyor. hem ta o diyor bir ufak kırışıklık aynaya düşenler gibi sinmiş hiçbir iz silinmesin diyorum işte kaç 'deneme' onsuz boşa; sonuçta güneşlense de ışıldayan dikdörtgenin bayramı bir gün.
  9. kaş serumu kullananlar olarak bu işin de bir fiyat skalası var, eczane rafındakilerle nişantaşı'ndaki o küçük şık şişeler aynı işi yapmıyor elbette, kaliteyi bilirim.

    velhasıl ciddi para döküp üç ayda incelmişsindir falan uğraşamam, bu tarz işlerde markaya para verilir ama sonuç görülmeyince hemen kızıyorum.