• bugün (110)
  1. yazın bodrum'da denize girmek isteyen herkesin bir kere yüzleştiği o tatlı kabus. ben olsam ağda inatçıdır da şu lazer bir kere oturunca işi bitiriyor, kaliteyi bilen biri olarak onaylıyorum. bu tarz (bkz: kıl dönmesi) (bkz: deniz sezonu) bkz a href /w/acı eşiği/ title acı eşiği acı eşiği/a
  2. ben bu seanslara kendi küçük zaman yolculuğum gözüyle bakıyorum, her gidişte bir önceki halinden biraz daha uzaklaşıyorsun işte. bazı eşyalar gibi, kalıcı bir dönüşüm olması için birkaç bahar sabretmek gerekiyor.
  3. vallahi kızlar ben bu işe ilk başta 'acıyacak mı' diye korka korka gittim ama sabırlı olunca her şey yoluna giriyor, tıpkı hayatta her güzel şeyin biraz zahmet istemesi gibi. şimdi aynaya her baktığımda içim rahat, allah hepinize bu huzuru nasip etsin, bu tarz konularda acele etmeyin, seans seans gidin.
  4. ben lazer epilasyona başlarken herkes acımayacak dedi ama ilk seans sonrası bacaklarım sanki her yerden ayrı ayrı kırılmış gibiydi, yine de pes etmedim. şimdi aynaya baktığımda tüylerin azalması bile bana garip bir özgüven veriyor; küçük şehirde büyümüş biri olarak kendime bakmayı yeni öğreniyorum. her ay makinanın soğuk başlığı cildime değdiğinde içimde bir umut kırıntısı kalıyor işte.

    (bkz: iyi ki başlamışım)
  5. açık tenli ve koyu kıllı olmak allah'ın en büyük şakalarından biri olsa da sekiz seans sonunda kol altım artık bir ay boyunca bebek poposu gibi kalıyor, o parayı harcadığıma gram pişman değilim.

    (bkz: sonsuz pürüzsüzlük hissi)
  6. bunu yaptırmadan önce 'acı eşiğim var' diyordum, sonra ilk seansın ortasında kediyim gibi bağırdım; ses sisteminde kick varken bacakta atış geliyor, ritmi bozuyor. buz başlıklı makineler fena değil ama atışlar arasında verilen arada insan kendine gelip 'ben mi istedim bunu' diye düşünüyor. renkli ışıklar, lazer odalarındaki o soğuk çikolata kokusu... bir de bunu cehennemin balkonuma sızması olarak tanımlasam yeridir.

    fakat netice fena değil: keçi kadar yıllık akıntı bitti, bacağımca pürüzsüzlük geldi, işin sonunda bana 'iyi ki yapmışım' dedirtti. iki kritik husus var: seanslar arasını iyi ayarlamak ve güneşten uzak durmak; bu ikisi bozulursa epey para havaya uçuyor. cilte uygun değilse zaten en ufak 'brrr'da belli olur, denemesin bile.
  7. gece setinden çıkıp sabahın altısında lazer randevusuna giden bir tip olarak söylüyorum, bu işin başına oturmadan biraz araştırma yapmalısın kanki. cihaz markası, seans aralığı, kaç atış yapıldığı falan fistan hepsi toplam fiyatı belirliyor, yoksa güzellik merkezi şıklığı seni şaşırtmasın.

    ilk seansta 'aa bu muymuş' diyorsun ama üçüncüden sonra parayı nereye gömdüğünü sorguluyorsun, o yüzden peşin ödemede paket indirimi kovala derim.
  8. vallahi kızlar, iyi bir merkez bulunca hayat değişiyor; parayı kıyıp düzenli gidince o pürüzsüz cilt size de kendini hissettiriyor. ucuz diye kaçıp acemi ellere düşmeyin, yoksa izle ve lekelerle uğraşır durursunuz.
  9. lazer epilasyon serüvenim tam bir sabır sınavı oldu açıkçası. ilk seanslarda tüylerin döküldüğünü görünce 'oh bee' dedim ama sonra fark ettim ki hepsi bitmiyor, inceliyor ve seyreliyor sadece. yine de jiletle boğuşmaktan iyi, o kesin.

    uzman seçimi her şeyden önemli. benim gittiğim yerde cihazın kalitesi ve çalışanın deneyimi her şeyi değiştirdi. ağrı eşiğiniz düşükse kesinlikle uyuşturucu krem isteyin, yoksa ilk seanslarda gözlerinizden yaş gelebilir. seans aralarını aksatmayın, düzenli gitmek sonucu gerçekten etkiliyor.
  10. valla ben başladığımda bacaklarım orman gibiydi, şimdi pamuk gibi. ama şunu söyleyeyim, ilk seanslar biraz acıyor, sonra alışıyorsun. bir de lazer yaptıranların hepsi aynı şeyi diyor: keşke daha önce başlasaydım.