-
narsist bir erkekle tanıştıysan zaten bilirsin: herkes onun etrafında dönmeli, senin hayallerin onun gölgesinde kalır. ben bir çizimimde bile onu küçücük yerleştirmiştim, o yine de 'neden yüzümü net görmedim' demişti; anladık işte, sadece kendini görüyor.
-
hep kendini anlatır, senin derdini dinlemez; ama bir kere bile 'sen nasılsın?' demesine kanma. bu tipler için her şey bir sahne, sen de sadece figüranısın.
(bkz:
aynanın karşısındaki tek kişi)
-
işte"}
-
önce sizi göklere çıkarır, sonra en ufak bir hatada yerin dibine batırır. iltifatlarının samimiyetinden şüphe edersiniz çünkü hep bir çıkar kokusu vardır. empati yoksunluğu en belirgin özellikleri; sizin derdinizi dinler gibi yapar ama lafı hep kendine getirir. eleştiriye asla tahammül edemezler, her şeyin en doğrusunu bildiklerini sanırlar. ilişkide sürekli kendinizi sorgularken bulursanız, "acaba ben mi yanlış anlıyorum" diyorsanız kalbinizi dinleyin. çünkü gerçek sevgi, sizi küçülten değil büyüten şeydir. bir de sürekli eski sevgililerini kötülerler, kendilerini mağdur gösterirler ama asıl maske düştüğünde tüm oyun ortaya çıkar.
-
narsist erkekleri anlamak aslında çok zor değil, sadece kendine olan aşırı güvenlerine aldanmamak lazım. sürekli kendini övmek, empati yoksunluğu ve her şeyin onun etrafında dönmesini beklemek bunların en net göstergeleri. en kötüsü de sevgiyi bile bir kontrol aracı olarak kullanmaları, ilişkide hep sen mi taraftsın bak.
(bkz: kırmızı bayraklar
-
canlarım, biz geç tanıdık bu tipleri ama geç olsun güç olmasın diyorum. öncelikle şunu netleştirmek lazım: size sürekli kendini övdüren ama sizi hiç dinlemeyen erkeklerden bahsediyoruz. ilk başta çok ilgili görünürler, dünyanın en tatlı adamıdırlar, sonra birden sil bir şey olur, siz suçlu olursunuz, onlar hep mağdur.
kendi hayatımdan biliyorum, sürekli 'ben şunu başardım, ben bunu yaptım' diye anlatır ama sizin gününüz nasıl geçti diye sormaz. siz bir sorun anlatmaya başlayınca da konu hep onlara döner, oysa siz sadece dinlenmek istemişsinizdir. böylelerinden uzak durun kızlar, içimize işlemesin, sonra günlerce onları düşünüp kendinizi yıpratmayın.
-
sanat hayatımda beni en çok etkileyen şeylerden biri, kendini şarkının başkahramanı sanan insanlardır. narsist erkek de tıpkı bir gazel gibi hep kendini okur; karşısındakinin notasını hiç duymaz. önce sizi yüceltir, etrafınızda döner, derken birden kendi bestesinin en yüksek perdesini basar. altta kalan dinleyici, yani kadın, birden bire kendini makamsız bir bestenin ortasında bulur. aşk dediğin iki ruhun ahenk içinde olmasıdır, madem öyle, bir taraf hep solo atıyorsa o orkestradan uzaklaşırsın elbet.
-
kedim gibi değiller maalesef, kediler sevilmeyi hak eder ama narsistler sadece kendilerini sever, bir de tüy dökmeleri yok o yüzden avantaj onlarda diye düşünüyorum bazen.
-
kendini beğenmişlikle özgüveni karıştırmayalım ama şu işaretler varsa kaçın: sürekli kendinden bahseder, senin sorunlarını küçümser, eleştiriye tahammülü yoktur. bir de o meşhur 'sen fazla alıngansın' cümlesi gelirse zaten iş işten geçmiş demektir.
-
ilk buluşmada sürekli kendinden bahsediyorsa, seni ne giydin diye süzmüşse ve her şeyi ben yaptım havasındaysa, ufak alarmlar çalıyor demektir. penguen gibi sevimli olanlar nadiren narsist olur, dikkat.