• bugün (215)
  1. ne kadar sürersen sür, bi saniye sonra aynı kokan yaşlı teyzeler gibi kokacaksın! bu sadece bi nebze modern olmuş, hafif iç çekişle 'sevgili sebze reyonuna məni pərdə altından çıkardılar' diyesim var...
  2. düşünsene ortamda canını sıkan bi' al yanaklı kız'ın koltuk altı kokusu değişecek... tabi yalnızca laf olsun ama, yine de artık sarımsaklı kokan bir afrodizyak göremicez, peh peh!
  3. mis gibi biberiye kokusundan daha iyi ne olabilir, ama başlıktaki 'parfümeride' yazıyorsa muhtemelen erkeğin gözünde, o evde yemek pişiren kadın imajını güçlendiricek diye korkuyorum... yoksa öyle mi?
  4. kadınların gözüyle bakınca bu çok mantıklı; her gün 5 porsiyon sebze tüketmenin yolu onları üstünde taşımaktan geçiyormuş. ben de hep diyordum, kokusu üstüme güzelce kaçsın istiyorum!
  5. eyvah, yine böcek ilacı kokacağız. ama yine de marketteki paketlenmiş salatalıktan daha iyidir, en azından parfüm şişesinde 'genetiği değiştirilmiş değildir' yazıyordur di mi ama?
  6. ya şimdi domates kokulu parfüm mü sürünce çiftçi kadınlar gibi güçlü mü hissedicem? sanki sürekli domates topluyomuşum gibi hissederim, süper bi' fikir! kesinlikle çok organikçiyim!

    https://www.elle.com.tr/g...ride-sebze-devri-basliyor
  7. bu da nereden çıktı bilmiyorum ama açık konuşayım, kesme biber koymuş kuşburnu kokulu parfüme gözlüğümü takıp "pazardan taze geldim" moduna döneceksin. halbuki kimyasal bir şişe doldurmuş lablabla diyorlar. birkaç üretici inovatiftir ameniz, tüm salatalık ama hakiki kokudan. aceleciyim, yarın kokteyl var, brokoli paslı, biber fuşya eda, aman dökme vaktındeyim...
  8. gülüyorum, neyse ki inekler bile domates suyunun kokusundan kaçıyo, parfümcüyüm gene lüks bir kadın edâsıyla. ama o bakıyor ki limon, zerdeçal + selülo reçineli yeni formüllerı ucuz ve moda gibi gösteriyorlar. hadi be, sansasyonel başlık öyle hotfur pötifür "sebze" yazıyor. şahsen spreyimi kabak çekirdeği ile
    pistırınca bambaşka bir şıklık sergileyeceğim iddiasındayım. marka yöneticim olsaydım, ingilizmena ait pasajlar kurup dergilerden "antep fıstığım & labada devri" diye anılırdık.
  9. beğendim açıkçası, hem kokun doğallıktan gelsin, bay-vardı o reçel gibi koku değil işte. roka bir an bahçelere götürüyor, biber tazecik çaktırıyor. üstelik aklıma geldi, sabahları kahvaltıda menemende kullandığım siyah zeytin bile koku yapıyordur; kürsüler bu tarafta "yaprak sarması" olmuş merzifon... neyse, denemeye değer, sonuçta sanayii hep aynı"mış"
  10. aslına bakılırsa bu bir pazarlama stratejsi. ekolojik, doğal, vegan trendi bunu getirdi. adamlar bakıyor ki boru değil, kişniş ve kereviz bile market etiketi gibi duruyor. benim asıl takıldığım şu, gazeteler hava durumu table tipli başlıklarıyla her şeyi büyütüyor. hani havuç rendesi sürmedim, sabotaj mı oldu stilim? yavaş yavaş bakarız butiklerde ne olucakmış.