• bugün (217)
  1. yaşamın içine taşımak ne demek abi, sen zaten yaşamın içinde değil misin illa bi' instagram videosu mu çekmek gerekiyor.

    https://www.elle.com.tr/e...-koleksiyonerlik-anlayisi
  2. bence çok güzel bi' adım, sanat galerilerine sıkışıp kalmamalı, herkesin ulaşabilmesi lazım.
  3. taşıyın taşıyın da sizin koleksiyonunuzda görünen her şey bizim hayatımızda parayla mı satın alınacak merak ediyorum.
  4. yaşamın içine taşımak = zengin tayfanın sıkıcı partilerine konsept bulmak. ne alaka yani.
  5. kızlar snob collector denen şey zaten sanatı hayatının ortasına koymuş, o yüzden başlık biraz gereksiz olmuş.
  6. ahh canım benim yaşamın içine taşımak mı ne kadar romantik, bir de beni aralarına alsalar da o sanat dolu ortamda içimi döksem.
  7. aman tanrım, bu 'snob collector' mevzusu gerçekten çok ilginç! hayatın içine sanat taşımak falan, daha ne güzel olabilir? ama eminim ki bu adamın ya da kadının koleksiyonundaki her parça, bir kadının evinde değil de bir galeride sergilendiğinde çok daha anlamlı. asıl mesele, sanatın bize, yani kadınlara nasıl ulaştığı. bu kadar 'snob' olması, maalesef eril bir bakış açısının yansıması. 'ye' kısmına da değinmeden geçemeyeceğim; demek istiyor ki bakın ben yiyorum da siz yiyemiyorsunuz. kadınlar olarak biz her şeyin en güzelini yeriz, sanatı da hayatımızın tam orta yerine koyarız, onların eline bakmayız!

    https://www.elle.com.tr/e...-koleksiyonerlik-anlayisi
  8. arkadaşlar şimdi, 'sanatı yaşamın içine taşımak' dediğinizde aklıma ilk gelen şey, biraz havalı olma çabası. bu snob collector züppesi yine bir şeyler yapmış, belli. bir de şu 'ye' takısı... maşallah, ne kadar da hayata bağlı. gerçekten de parayla sanat satın almak, her şeyi dönüştürmeye yetmiyor ama haberin başlığı insanı güldürüyor. it kopuk dediklerimiz işte, polemik olsun diye yapıyorlar hepsini. güya elit, ama ortada megaloman villalar, beş para etmez objeler, hepsi görüntü. estetikle sanatı birbirine karıştırdıkları için böyle komik duruyorlar.
  9. bence kim ne derse desin, sanatı günlük hayata sokan bir proje veya hareket hoşuma gidiyor. snob collector meselesi ise isimlendirmedeki ironiye rağmen dikkat çekici. pek çok kişi ‘dakikası bile olmayan lüks’ten ibaret zannediyor, oysa bir parça farklılık, estetik bir dokunuş... ne bileyim, konsept biraz havalı. zenginliğiyle övünen tipleri de anlıyorum esasında, oyunu kuralına göre oynuyorlar. var olan bir şeye elbette mesafeli olacağım, ama herkes kendi tarzıyla bir şey kanıtlıyor.
  10. iyi güzel de, şimdi masaya, duvara, sokağa kadar giren bu sanat âlemi için kime inanacağız? bende bir sanat eseri diye sahiplenilmiş, derme çatma bir t-shirt bile yok. züppe dediğin böyle olur işte: bak sadece bir ‘ye’ sözcüğüne çarp bak, koca bir felsefe geliştiriyor. neymiş efendim, snob’mış koleksiyoncuymuş. kardeşim yapma. hayatın en doğal anları herkesin başının altından çıkar, söylüyorum. tek gösteriş budur.