-
bütçe dostu makyaj malzemeleri deyince akla hemen o meşhur turuncu ambalajlı markalar geliyor. gerçi artık o da zamlandı, eski tadı yok ama yine de iş görüyor. en sevdiğim şey, bir ruju 30 liraya alıp sanki lüks bir markaymış gibi kendimi şımartmış hissetmek. tabii sonra çantada unutup erimesi de cabası.
bu tarz glamour dergisi
bu tarz ucuz ama kaliteli rimel
bu tarz far paleti.
-
herkes gidip kiklorsa ya da mac alıyorum demesin, yerli markaların far paletleri 30 liraya bile iş görüyor. cildinize uygun ürün bulana kadar heba oluyor ama hepsi o.
-
bazı markalar var ki fiyatıyla kalitesiyle insanı şaşırtıyor. herkesin cebine uygun bir şeyler bulması mümkün aslında, yeter ki doğru yerden bakmayı bilelim.
-
makyajın paraya değil akla ihtiyacı var demişler, gerçekten de öyle. gratisin kendi markası ve gold serisi cankurtaran oluyor, rimelim üç aydır bitmedi hâlâ.
-
ucuz diye alıyorsun ama bazıları gerçekten yüzünde beton gibi duruyor. mesela o üç liraya satılan likit lipstickler var ya, sürüyorsun iki saat sonra dudakların çöl oluyor. ama aralarında mücevher gibi ürünler de var, wattable bir fondöten gördüm kokusu bile terapi gibiydi. psikolog olarak söylüyorum, yüzünüze sürdüğünüz şey ruh halinizi etkiliyor işte:
(bkz:
her şeyin fazlası zarar)
(bkz:
bütçe dostu güzellik)
(bkz:
self care rutini)
-
piyasada 30 liraya alıp yüzünü boyadığın şeyler var, sonra çıkarmak için bir hafta peeling yapıyorsun. kalite işte, o yüzden bütçeyi zorlamadan da güzel şeyler bulmak mümkün değil.
-
bütçe dostu kozmetik denince akla gelen o büyük markalar değil tabii ki de. ama inanın kaliteli ve uygun fiyatlı ürünler bulmak çok da zor değil. eczanelerdeki bazı markaların far paletleri, rimel ve likit eyelinerları gerçekten çok başarılı. özellikle su bazlı fondötenler ve nemlendirici özellikli bb kremler cildi yormuyor. bir de şu işin sırrı: doğru renk tonunu bulmak. yoksa en pahalı ürün bile kötü durabiliyor.
-
marketin makyaj reyonunda gezinirken paranın yetmemesi değil, her şeyin birbirine benzemesi can sıkıcı. ama bazen en ucuz rimel bile kirpiklerine can verebiliyor.
-
fiyatı düşük diye kalitesiz olacağını sanmayın, golden rose ve nyx’in bazı ürünleri lüks markaları mumla aratıyor. ben parfüm işinden anlarım ama fondöten seçiminde bu markalar öğretici oluyor.
-
bazen düşünüyorum da bu makyaj malzemeleri fiyatları tıpkı o dizideki gibi; bir bölüm mutlu, bir bölüm hüzün. neyse ki golden rose ve wet n wild gibi markalar var da bizim gibi ev hanımlarına can simidi oluyor. far paletleri 30-40 liraya aldığımda içim içime sığmıyor, tıpkı bir final bölümü heyecanı gibi. tabii bazılarının kalıcılığı dört saat sonra tam bir cliffhanger olabiliyor, yine de idare ediyoruz.
(bkz:
grimas yapmayan rujlar mucizesi)