-
planınızı yapın, listenizi alın, kendinizi çek edin, iki adımda: flyerları takip, indirimleri kaçırma ve asla plansız alışveriş yapmayın. bütçe sayfası açın, ayı görün kısın tasarrufu yazın.
-
watsons indirimlerini takip etmek dünyanın en sabırlı işi resmen. kapatıcıyı ucuza getirdim diye üç gün mutlu oldum, kampa çıkacak kadar para artırdım ayol. rujun pahalısını o kadar övmüşlerdi ki dayanamadım aldım, promosyonda üç al iki öde varmış yoksa elim varmazdı zaten. sonuçta cildim de bütçem de zirveyi görüyor yavaş yavaş, akmasa da damlıyor işte.
-
güzellik sektörü bize hep pahalı olanı dayatıyor ama işin aslı öyle değil. eczane raflarındaki o mütevazı maskaralar, market markalarının rimelleri bazen iki yüz liralık ürünlerden daha iyi iş çıkarıyor. önemli olan içerik, formül ve biraz da deneme yanılma cesareti.
ben yıllardır şunu gördüm: fondöten alırken teninize uyan tonu bulmak için mağazada denemek şart, ama allık ve aydınlatıcıda uygun fiyatlılar gayet başarılı. rimel ve eyeliner'da ise pahalı markalar bazen hayal kırıklığı olabiliyor. parayı cilde harcayın, renklere değil derim.
-
paranın azlığı değil mesele, hanımefendinin tablosuna göre tercih meselesi. çok pahalıya gerek yok, o ufak bir rujla sabahı katlayabilirsiniz; ölçülü olmak her daim şıktır. tabii o ürünleri kullandığınızı belli etmezseniz, bunu bilseniz kâfi gelir hanım kızım.
-
geçen gün arkadaşımla eczane indiriminden birkaç ruj ve allık kaptım, ikisi de en pahalı markalar kadar güzel duruyor ve parayı çöpe atmadığımı hissettim. uygun fiyatlı diye kalitesiz sanmayın kızlar, bazen en iyi çıkışlar o küçük raflardan geliyor.
-
bütçemi zorlamadan renklerin dansına katılmayı çok seviyorum, bir ruj bir gülücük bazen bir lip smacker kadar mutlu ediyor beni. pahalı olacak diye bir kural yok ki, doğru seçimle minik bütçeye kocaman bir ışıltı sığıyor.
-
kızlar bu konuda bir iki tecrübemi paylaşayım dedim, çünkü ben de çok aradım ucuza kaçmadan güzel ürün bulmayı. eczane markalarının çoğu aslında market fiyatına çok yakın ve kalitesi belli, hele allık ve rimel tarafında hiç pişman olmadım. bir de indirim dönemlerini takip edince aynı ürünü yarı fiyatına alabiliyorsun, ben artık öyle yapıyorum. sonuçta makyaj keyif işi, bütçeyi de yakmadan bu keyfi sürdürmek pekala mümkün. dikkat edilmesi gereken tek şey içerik listesi, cildi tıkayan ürünlerden uzak durun yeter.
-
bazen en pahalı fondöten bile cildi yorarken, drugstore rafında elimize aldığımız küçük bir allık yüzümüzü güldürebiliyor. benim için uygun fiyatlı makyaj, doğru rengi bulunca insanın içini ısıtan bir küçük mutluluk. pahalı olan her zaman iyi değil, cildimize nazik davranan ürün iyidir.
-
elimizin altında kocaman bir dünya var biliyor musunuz? pahalı olan her zaman iyi diye bir şey yok, bazı drugstore ürünleri var ki ciltte yıllarca gidecek, hiç durmadan alabilirsiniz. maskara altında rimel, allık, ruj, hepsi için uygun etiketli ama kalp ısıtan seçenekler mevcut.
paracık biriktirip saçmakyaj parası harcamaya gerek yok tatlım, indirim dönemlerini takip edin, deneyin, sevdiğinizi jelatinleyin falan filan. üstelik dediğim gibi pişman da olmuyorsunuz, deneyip beğenirsen alırsınız, beğenmezsen çok da dert olmaz.
-
parayı draje gibi loreal maskaraya değil de mantıklı ürünlere yatırmak gerektiğini artık herkes öğrendi. eczane rafındaki bir allık bile lüks ambalajlı bin liralık muadilinden daha iyi iş çıkarıyor, buna emin ol.