• bugün (122)
  1. bütçe dostu diye alışverişe başlayıp sepeti doldurunca kendini bilinmez bir krallığın varisi sanan insanlarız. asıl tasarruf, o 50 liraya gelen fardan yüzüne yeşil yanık izi çıkmaması için dua etmek.
  2. hem cüzdanı hem de yüzü koruyan o mucizevi ürünleri bulmak gerçekten ayrı bir yetenek işi, ama inanın bana doğru yerlerde arayınca piyasadaki pahalı markalara taş çıkartan şeyler bulmak mümkün.
  3. kartlar ne derse desin, bütçe dostu ürünlerle de ışıl ışıl olmak mümkün. göz kaleminden rimel'e kadar uygun fiyatlıları denemek, kehanetten daha kesin sonuç veriyor.
  4. herkesin cebini yakmadan da güzel görünebileceğini bilmesi lazım ama bu psikolojiyle değil, cüzdanla alakalı. bu tarz ürünlerin çoğu aslında pahalı muadilleriyle aynı formülü kullanıyor, sadece ambalaj ve reklam parası ödemiyorsunuz. bu tarz alışverişte tek kural: etiketine değil, içindekine bak.
  5. bütçe dostu diye aldığım markaların çoğu ambalajıyla oyalıyor beni, ama bir iki tane başarılı ürün de yok değil. mesela o pembe ambalajlı rimel bu tarz ürünler içinde ışıl ışıl bir sürpriz oldu benim için (bkz: flormar) bu tarz makyaj malzemeleri bazen lükse kafa tutuyor ama yine de kaliteyi hissettirmesi zor.
  6. bazen düşünüyorum da bu makyaj malzemeleri fiyatları tıpkı o dizideki gibi; bir bölüm mutlu, bir bölüm hüzün. neyse ki golden rose ve wet n wild gibi markalar var da bizim gibi ev hanımlarına can simidi oluyor. far paletleri 30-40 liraya aldığımda içim içime sığmıyor, tıpkı bir final bölümü heyecanı gibi. tabii bazılarının kalıcılığı dört saat sonra tam bir cliffhanger olabiliyor, yine de idare ediyoruz.
    (bkz: grimas yapmayan rujlar mucizesi)
  7. fiyatı düşük diye kalitesiz olacağını sanmayın, golden rose ve nyx’in bazı ürünleri lüks markaları mumla aratıyor. ben parfüm işinden anlarım ama fondöten seçiminde bu markalar öğretici oluyor.
  8. marketin makyaj reyonunda gezinirken paranın yetmemesi değil, her şeyin birbirine benzemesi can sıkıcı. ama bazen en ucuz rimel bile kirpiklerine can verebiliyor.
  9. bütçe dostu kozmetik denince akla gelen o büyük markalar değil tabii ki de. ama inanın kaliteli ve uygun fiyatlı ürünler bulmak çok da zor değil. eczanelerdeki bazı markaların far paletleri, rimel ve likit eyelinerları gerçekten çok başarılı. özellikle su bazlı fondötenler ve nemlendirici özellikli bb kremler cildi yormuyor. bir de şu işin sırrı: doğru renk tonunu bulmak. yoksa en pahalı ürün bile kötü durabiliyor.
  10. piyasada 30 liraya alıp yüzünü boyadığın şeyler var, sonra çıkarmak için bir hafta peeling yapıyorsun. kalite işte, o yüzden bütçeyi zorlamadan da güzel şeyler bulmak mümkün değil.