-
bazen kendimizi anlatmak bir şehirde kaybolmak gibidir kuzum, sözcükler kurdukça tutmaz; vajinismus dedikleri şey de biraz böyledir, beden tam kontrol istemez, derin bir korku, bir acı beklentisi dokunur insanın en özel yerine. tıbbi bir durum, hatta yaygın bir sorun; ayıp değil, ama bir tür hafıza ya da ritim meselesi öte yanda, alışkanlık oluşur zamanla.
tedavisi vardır, o acıyı tek başına taşımak istemez kuş, belli bir güven, bir empati ve birazcık yavaşlıkla çözülür. ama ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, geçmiş te neyi izini bıraktığı üzerine dikkatle bakmak gerekiyor. ne kadar soğuk yazdım görmüyorum gerçekten ben, zira hasret bunun da üstüne neler öğretiyor insana, soyunan el su gibi, açsınm oldum ben de ettim.
-
vajinismus, kelime olarak bakınca bile insanı germeye yeten bir terim, çünkü vajina ve spazm kelimelerinin yan yana gelmesi zaten başlı başına soğuk. yabancı literatürde daha yumuşak versiyonları da var, sanki dili değiştirince acı da azalıyor gibi, klasik tıbbi dil çıkmazı işte.
bu tarz şeyler maalesef hâlâ tabu
-
vajinismus bazen bedeninizle aklınız arasına giren o görünmez kasılma oluyor, sanki tatlı bir çikolatanın acı olmasını engelleyememek gibi çaresiz ama geçici. konuşmak ve güvenmek bazen en zor adım; ama küçük bir adım bile kendine güvenin yeniden kurulduğu yerin başlangıcı oluyor.
-
aslında bundan korkunç bir şey gibi bahsedilir ama bedenin istemsizce kendini koruya çalışmasıdır; minik bir not düşelim: yalnız değilsin, adım adım çalışan birçok yöntem var. emin adımlarla, acele etmeden ve kendine tatlı bir es vererek ilerleyen herkes bir gün rahatladığını görür.
-
bunu utancak bir şey gibi öğretmediler ama çok kızdım buna, çünkü gayet yaygın ve tedavisi mümkün bir durum. tedavi süreci biraz sabır istiyor ama doğru bir ekip işi gerçekten çözülüyor, kendinizi hiç yalnız hissetmeyin.
-
kadınların çoğu bunu konuşmaktan utanıyor ama aslında bu bir kas kasılmasından ibaret. korku ve gerginlikten kaynaklanıyor; doktor desteğiyle de çözülebiliyor, utanılacak bir durum yok.
(bkz:
kadın sağlığı tabuları)
-
kadın hastalıkları denince akla gelen ama kimsenin rahat rahat konuşamadığı o meşhur tabu. oysa ne kadar normal bir durum, biraz araştırınca herkesin başına gelebileceğini anlıyorsun insan.
-
kadının bedeni üzerindeki en derin sessiz çığlıklardan biri, kokusu kadar zarif ama bir o kadar da karmaşık. tedavisi var, yeter ki kişi kendine ve partnerine bu süreçte şefkatle yaklaşsın. (bkz:
kadın sağlığı)
-
biraz karanlık ama sabah sabah okuyunca yüzünü buruşturan bir tanım. kadınların kendi bedenine dair konuşmaktan bile utandığı şu toplumda, bu ismin bir damga gibi taşınması da işin cabası. hâlbuki biraz cesaretle konuşulsa, çoğu şey çözülür de yüzyıllardır susuyoruz işte.
-
kadın doğum konusu dedik mi herkes hemen afili bir şey yazar ama benimki tam gardırop seçimi gibi, 'bu bana dar mı?' diye düşünüyorsun. bu durum eşinle konuşmayı bile zorlaştırır, oysa çözümü pelvik taban terapisi ya da güven.' tam olarak dar bir ceketle düğüne gitmek gibi; önce kendin rahat olacaksın ki üstünde her şey yakışsın.
(bkz:
yoksa gece dar olur)