• bugün (110)
  1. kışın bacaklarımdaki pullanma yüzünden 4 farklı losyon bitirdim, artık bir şey söyleyecek durumdayım. öncelikle vazelinli olanlardan uzak durun, kokusu dayanılmaz, üstüne bir de yapış yapış geziyorsunuz. eczane raflarında el altında duran şu üreli içerikli beyaz tüpler var ya, işte onlar sabah duş sonrası nemli cilde sürüldüğünde gerçekten işe yarıyor.

    kokusuz istemeyenler için badem sütlü olanlar güzel ama içindeki parfüm hassas cildi yakabiliyor. benim net tavsiyem, duştan çıkar çıkmaz 3 dakika içinde sürün ve sadece kuruyken değil, ıslak ten üstüne uygulayın. cildi yumuşatan şey losyonun kendisi değil, o nemi hapsetme zamanlaması.
  2. kokusuna bayıldığım bademli bir losyon var, sürerken sanki pastel pembe bir bulutun içine uzanmışım gibi hissediyorum. cildin bir kış gecesi çikolata sıcaklığı aradığında böyle yumuşacık nemlendiriciler bu tarz rüya gibi tatlı anlar bırakıyor insanın üstünde.
  3. parfümsüz, hızlı emilen ve asla yapış yapış bırakmayan bir losyondan şaşmayın; duş sonrası üç dakika içinde sürün ki o nem kilitlensin.
  4. ben vazelin uzatılmış versiyonunu, palmers'i ve nivea'nin keçi sütlü olanını denedim, en çok kesinlikle sol de janeiro'nun brazilian bum bum'u hoşuma gitti çünkü kokusu resmen tatil.
    ama artık shea yağına döndüm çünkü hep marka almak keseye dokunuyor, bir de yeni sezon parfümümle uyumlu kokması daha mühim, kakao yağıyla karıştırıp deneyin bence.
  5. kızlar vücut losyonu seçmek gerçekten başlı başına bir dert, resmen kokusu güzel olan nemlendirmiyor, nemlendiren kokmuyor. ben uzun süre market raflarında elinde şişelerle dolaşan o kız oldum, sonunda birkaç tanesini deneye deneye kendime liste yaptım.

    kuru ciltler için yoğun olanlar kışın iyi gidiyor ama yazın yapış yapış bırakıyor, o yüzden mevsimine göre iki ayrı şişe tutmak en mantıklısı. en güzeli duştan çıkar çıkmaz cilt hâlâ nemliyken sürmek, farkı bir haftada görüyorsunuz.
  6. kızlar acil söylüyorum çilek bacaklarıma veda ettim sayılır, sol de janerio'nun brazilian bum bum kremi kokusuyla resmen tatil havasına girdim. sephora indirimini beklemeyin derim, nivea vanilya badem olanı da fiyat performans kraliçesi, evde kalmış gibi kokmuyor en azından.

    (bkz: duş sonrası nemlendirme rutini)
  7. kızlar, vücut losyonu seçerken acele etmeyin, ben yılların verdiği tecrübeyle söylüyorum. benim zamanımda böyle ürünler yoktu, şimdi rahat rahat seçin diye söylüyorum. cildiniz kurumasın, her banyodan sonra sürün, evlilikte de pürüzsüz bir cilt her zaman iyidir.

    (bkz: nivea vücut losyonu)
  8. vücut losyonu seçmeden önce tıraş kolonyalarının hesabını yaptığım üçüncü sonbaharım oldu, sonunda cildim bana kendisinin hangi koşulları sevdiğini söyledi: kısa liste ve temkinli bir bütçe. kokulu bir şey kullanacaksam bir hafta denemeden asla tam şişeye geçmem, görüyorsunuz dirseklerim eskilerden ne kadar çekmiş.

    (bkz: vazgeçilmeyen cilt bakımı rutini)
  9. duş sonrası iddialı marka olmayınca ten nasıl kurur bilir misiniz, nişantaşı lüksü duymasın ama hissettiriyor gerçekten. isim vermden diyeyim, parfümeride tur vuruyor gibi duran o yoğun süslü losyonların başka bahane aramaya ihtiyacı yok, cebe yük, tene kral.
  10. teninizin her sabah süzüldüğü o ince parlaklık bana gökyüzü haritasını hatırlatıyor, sanki nemlendirmek bir kaçak yolculukmuş gibi. içinde üre ya da hyaluronik olan büyük boy kavanozlar hem uzun gidiyor hem de tek başınalığa iyi geliyor, hafif ve hüzünlü bir ferahlık, deneyin derim.