• bugün (110)
  1. bu listelerde üç tane klasik var, onları geç. ben derim ki 'kadınların çekişmesini' değil, gerçekten kalemi sağlam olan işleri takip et. son dönemde ekrana çıkan, oturup iki bölüm izlerken bile kendine güvenen, dik başlı kadın hikayeleri var; onların arasında en iyisi insanı harekete geçirenleridir.

    sözümü esirgemeyeceğim; ekranda güçlü kadın görünce direksiyona geçmeyi seven yönetici tipi bu işe bayılır çünkü orada kendini bulur. tavsiyem: reyting kaygısıyla yazılmamış, dizi bitecek diye trajediyi sıkıştırmayan işlere bak. aynı ilk bölümde final yapan projeler gibi sallanan senaryoları bir kenara bırakalım bu sefer.
  2. yerli dizilerde artık senaryoya mı güveneyim, oyuncuların kimyasına mı bilemedim. yine de son dönemde çıkan işler eskisi gibi değil, en azından bir şans vermeye değer hale geldiler.
  3. kaliteli yapım izlemek ayrı bir keyif, kostümden dekora her detay göz alıcı olunca insan ekrana yapışıp kalıyor. zevk meselesi tabii, ama benim listemde sadece belli başlı şaheserler var canım.
  4. şu sıralar kaliteli yerli dizi kıtlığı var, izlenecek bir şey ararken hep aynı senaryolara denk geliyor insan. yine de arayan buluyor, birkaç sağlam yapım hala ayakta.
  5. son zamanlarda yeni bir yerli diziye başladım, ismini şimdilik söylemeyeceğim çünkü henüz izleyip kıyaslama yapmadım. konusu güzel, çekimleri ferah, oyuncuların kostümleri bile ruhumu okşuyor. dizideki her sahne bir tablo gibi kurgulanmış, yağmurun yağdığı sahneler falan var ki içime işledi.

    biliyorum çoğu yerli dizi aynı klişeler üzerine kurulu, zengin çocuk fakir kız, unutulan kavuşmalar... ama bu sefer işin içinde biraz estetik kaygı var gibi. umarım senaristler ilerleyen bölümlerde bozmazlar.
  6. akşamları bir yandan bembeyaz ten hayaliyle cilt bakımı yaparken bir yandan da yerli dizi izlemek gibisi yok. son dönemde izlediğim yerli yapımlar o kadar yanındaki dosyaya sığmıyor; insanın içsesi hep sampiyon dizesi gibi şeyler söylüyor. özellikle istanbul’da geçen ama yazlık veya kumral saçlarıyla tam bizim semti anlatanlar güzel gidiyor. bence kafa dağıtmak istersen bilmem hangi kanalın yeni dizisi hiç fena degil; ne diyeyim, sonunda kaçınılmaz olarak entrika başlıyor. ben estetisyen olduğum için kadın oyuncuların yüz hatları dikkatimi çekiyor fakat dans pisti gibi iddialı diziler yoruyor biraz. uzun lafın kısası, duygu yüklü aile hikayelerini seviyorsan git de bir aksiyon mez.sen bir nefret albümü kurma.
  7. izlediğim bir dizi var ki sanki ay takvimiyle senkronize çekilmiş gibi, her bölümde benliğimin yeni bir katmanı açılıyor. içimden bir ses diyor ki bu yapımın her sahnesi meditasyon gibi, ama sabırla iki üç bölüm izle sonra karar ver.
  8. son dönemde yerli dizilerde kalite gerçekten arttı, özellikle karakter derinliği ve senaryo kurgusu açısından. izlerken hem eğlendirip hem düşündüren, hayatın içinden ama bir o kadar da umut veren yapımlar var.
  9. son zamanlarda izlediklerime bakınca aslında dijital platform klonlarının az da olsa hakkını vermek lazım diye düşünüyorum. mevcut kanal yapımlarının çoğu birbiriyle yarışır şekilde boş senaryolara saplansa da, dramatik öğeleri biraz işlenmiş mini diziler yabana atılır gibi değil. yerli üretime hala bir umutla şans veriyorum, ama birçoğunu görünce malûm uzaktan kumandaya ''bana uyanma ben gelmedim'' işareti göndermekten kurtulamıyorum.
  10. bir dizinin insana bu kadar dokunması ancak evrendeki dengeyle açıklanabilir. karakterlerin yaşadıkları aslında hepimize bir mesaj; ne ekersen onu biçersin, ne izlersen onu yaşarsın. bence herkesin ruhuna iyi gelecek bir yapım var, yeter ki doğru enerjiyle yaklaşın. bol bol akışa bırakın, hayat da dizi de kendiliğinden akar.