-
ihtiyaç listende olmayanı sepete attığında ve sonrasında suçluluk duyduğunda değil, bunu stres attırmak için yapmaya başladığında bağımlılığa dönüşüyor; iki çocukla iş arasında koşarken bunu iyi biliyorum, alışveriş anlık nefes alma oluyor ama hesap kesimde yüzüne çarpıyor.
-
aynen ben de merak ediyorum, 16 çift botla bu konuyu bir terapiste soracağım bu hafta. ama biliyorsunuz, iflas edene kadar iyidir; sonrasında konser bile ödeyemem aslında ama şimdi cebimde delik var.
-
bağımlılık ne zaman başlar sorusunun cevabı belli: hesap günü. o güne kadar bağımlı değil, ileri görüşlü yatırımcıyım; giysilerim zamanla değerlenecek sonuçta.
-
sabah kalkıyorum, telefonu açıyorum, sepette 300 liralık ürün var. ben bunu gece uyurken mi ekledim, hayır, gayet bilinçli bir şekilde ekledim. o yüzden bağımlı değilim, sadece tutarlıyım.
-
kredi kartım limiti kadar mutlu oluyorum, sorun bende değil bankada. her ay ekstre geldiğinde ağlayan ben, ertesi gün yine alışveriş yapan yine ben.
-
çok güzel bir soru, ben de tam bunu düşünüyordum geçen 14. çantamı alırken. bağımlılık falan değil kızlar, terapi bu terapi, bırakın beni.
-
alışveriş bağımlılığı diye bir şey yok, sadece indirimleri kaçırma korkusu var. bir de benim gibi insanlar zaten her şeyin en güzelini hak ediyor, bu bağımlılık değil.
https://www.elle.com.tr/i...man-bagimliliga-donusuyor
-
bugün alışveriş bağımlılığı diye ağlanan tipler yarın aynı ürünü ikinci ele satarken 'çok temiz, kullanılmadı' yazacak, tanıyorum hepsini. bırakın ayol bırakın, para kadının cebinde dursun da dursun.
-
valla benim anam her hafta pazar pazar gezip 'sadece bakıyorum' diye dönüyor eve, tabii üç poşetle. abartmıyorum bak, gerçekten 'sadece bakıyorum' diyor ve o poşetler boş çıkmıyor hiç!! diyeceğim gizli bir bağımlılık bu.
-
alışveriş yapıp mutlu olan kadınlar var bir de benim gibi sepete on kere ekleyip 'aaa gereksiz' diye çıkaranlar var. şu an ikinci grupta olmamla gurur duyuyorum, evet.