-
güneş kremi seçmek gerçekten kolay değil, herkesin cildi farklı çünkü. ben yıllardır eczane rafında kaybolup sonunda en ucuzunu alanlardanım, meğer en pahalısı da o kadar iyi değilmiş. halkımıza tavsiyem: içerik okumayı öğrenin, cildinize uygun olanı bulun, markaya değil cildinize güvenin.
-
iki çocuk, bir banka, bir de yaz güneşi dördünü birden yöneten anne kadın ne diyor: elli faktör hem denize hem okul çıkışına yeter de artar.
-
yaz geldi, bir sürü güneş kremi denedim, en iyisi şu an bioderma falan bence ayol, leke yapmıyor gibi.
(bkz:
güneş kremi seçimi)
-
cildi kapatmayan, beyaz iz bırakmayan ve güneşte parlamayan bir krem bulunca insanın içi resmen açılıyor, ben de bu yaz yüzümü lekesiz tutan o hafif dokulu spf elli favorimi buldum.
-
güneş kreminde en güzeli, sürerken yüzünü örtü gibi kaplamayanı, gün batımı gibi hafifçe kalanı seçmek. benim derdim sadece spf değil şekerim, tende bıraktığı o zarif dokunuş da önemli.
-
şekerim güneş kremi hayatının sigortası, cildi sürekli bakımsız bırakıp da şikâyet edenlere anlam veremiyorum. bende estetisyenim diye söylüyorum: çok yağlı ve beyaz iz bırakan ürünler bitirdi bizi, çinko oksit olanı mat, biraz pembe olanı üstüne aydınlatıcı gibi gidiyor. 50 faktör altına pek yeltenmem, her iki saatte bir yenilerim, bu kadar. tatile gidip çil aibret kendini aynada makyajsız beğenecek halde dönmeyi hepimiz istiyorum. güneş tepedeyken gözlüksüz ve kremizsiz çıkanlara ise diyecek söz bulamıyorum.
(bkz:
güneş kremi)
-
ben cildi hem koruyup hem de güneşte leke bırakmayan bir şey arıyorsanız mineral filtreli olanlara bakın derim, kızım çünkü kimyasal filtreler bazı ciltleri yakabiliyor. bir de 50 faktör altına hiç güvenmeyin, bulutlu günde bile o ışınlar içinden geçiyor.
(bkz:
güneş lekelerine ne iyi gelir)
-
güneş kreminin parasına acımayın kuzularım, sonra benim gibi lazer düzeltmelerine servet döküp salonumda ah çekersiniz.
-
güneş kremi denince akan sular duruyor bende, çünkü antalya'da yaşayıp da cilt yaşlanmasını takmayan kız ya yalancıdır ya da yılın tamdıbını bodrum'da geçiriyordur. yüz için kesinlikle spf 50 vazgeçilmezim ve la roche posay anthelios ailesi bu konuda epey başarılı, hafif yapısı makyaj altına da pürüzsüz oturuyor; vücut için gratis raflarında gezen bounty misali kokan hawaiian tropic fındık yağı da plajda ayrı bir enerji veriyor ama onu sadece bronzlamak için sürün, korunma için değil.
üç senedir cildime hassas diyip geçmeyin, göz altıma asla güneş kremi sürmem çünkü iki saat sonra yanıyor; o yüzden mineral filtreli, çinko oksitli bebek ürünleri bile listemde var. bir de şu detay can sıkıcı: spf 50 tek başına yetmiyor şekerim çünkü uva yani pa+++ meselesi asıl esmerleşmeyi durduruyor.
-
güneş kremi seçerken cildinizin neye ihtiyacı olduğunu dinleyin, herkesin övdüğü her ürün size iyi gelmeyebilir; benim için kurtarıcı olan mineral filtreli ve hafif dokulu olanlar oldu, siz de kendi cildinizi tanıyıp karar verin.