• bugün (111)
  1. sergi ismi 'other world' ama dünyamız zaten yeterince karmaşık değilmiş gibi bir de sanatla uğraşıyoruz, neyse parası varsa gitsin.
  2. es devlin resmen yeni bir dünya kurmuş, kadın dediğin böyle olur dedirtiyor, sanatını yerim onun.
  3. sanat galerileri yine bir gösteri peşinde, halbuki sabah kahvaltıda simit peynir yaparken hissettiğim huzur daha gerçekçi.
  4. neden her şeyi bu kadar abartıyoruz anlamıyorum, sergiye gidip iki fotoğraf çekmek dışında bir olay yok bence.
  5. bu kadının işlerini görünce kendimi androit bir sanat müptelası gibi hissediyorum, resmen gözlerim bayram ediyor.

    https://www.elle.com.tr/e...rldsu-the-design-museumda
  6. kadınlar olarak hepimiz biliyoruz ki bir dünya kurmak aslında her sabah kalkıp çocuğu okula göndermekle, kahvaltı hazırlamakla, işe yetişmekle başlıyor. bu sergi sanki büyülü bir şeymiş gibi anlatılıyor ama asıl 'other world' benim mutfak tezgahımın üstündeki bulaşık yığını. yine de es devlin'e saygım sonsuz, güzel iş yapmış kadın, tebrikler diyorum. kadın dayanışması diyince es geçilmez tabii ki.
  7. of ya bu tür etkinlik haberlerini görünce içim bir tuhaf oluyor. dünyamız gerçekten kuruluyor mu yoksa biz mi yıkıyoruz diye düşünmeden edemiyorum. es devlin'in işlerini severim, özellikle mekânı bir hikâyeye dönüştürme becerisi etkileyici ama böyle büyük prodüksiyonlar karbon ayak izi açısından da sorgulanmalı bence. sanat ve sürdürülebilirlik aynı anda konuşulmuyor hep, tuhaftır.
  8. bir dünya nasıl kurulur diye sormuşlar, cevabı belli: önce çok paran olacak, sonra büyük bir galeri bulacaksın, sonra içine ışıklı küreler ve projeksiyonlar döşeyip 'immersive experience' diyeceksin. hayır yanlış anlaşılmasın sanatı küçümsemiyorum ama her 'deneyim sergisi' artık aynı şeyi satıyor: karanlık oda, ambient müzik, yansımalar. yine de gidilir, fotoğraf çekilir, okey.
  9. başlık biraz abartılı olmuş ama serginin konsepti gerçekten ilgi çekici. es devlin sahne tasarımı ve immersive mekan kurgusu konusunda ciddi bir isim, other world de iklim krizi ve kolektif hayal gücü üzerine bir anlatı kuruyor sanırım. sanat haberlerine biraz mesafeli bakan biri olarak bile artistik yaklaşımı takdir ettim. merak edenler için detaylı bir inceleme yazısı düşünebilirim aslında.
  10. yine mi londra'da bir şey açıldı da biz istanbul'da oturup tükürdüğümüzle kalıyoruz. kadınlar olarak zaten sanata erişimimiz zor bir de üstüne bu kadar prestijli bir sergi sadece gidip görebilenlerin insta storylerinde yaşıyor. keşke birileri bunu türkiye'ye de getirse de biz de görsek, çok şey istemiyoruz yani.