• bugün (110)
  1. bugün kız arkadaşımla markete gittik ve o lanet etiketleri okumaktan bütün alışveriş zehir oldu, yani bir poşetteki her şey illa bir suç ortağı olmak zorunda mı. meyveli yoğurt aldım diye bana 'o bir şeker bombası biliyor musun' deyip duruyor, ben de 'yorgunum bırak da bir şeyi rahat yiyeyim' dedim. şimdi o başlık aklıma geldi, demek onlar haklıydı ama benim yine de canım tatlı istiyorum, çelişki budur işte.
  2. açtım başlığı okudum, evet farkında değiliz, benim gibi çikolatalı gibsonunu bir oturuşta bitiren biri için bu haber biraz geç kalınmış bir uyarı oldu ama neyse ki aldırmıyorum. yani gerçi bugün üç tane tatlı kurabiye yedim ama bunların içinde şeker olduğunu bilmiyor muyum sanki, ben asıl onu farkında olarak yiyorum, gizli olan bu konuda benim vicdanım. kızlar tartışıyoruz da gerçek sorun bence semtteki pastane, orası kapatılsın, o zaman görün bak ne kadar güzel insanlık.
  3. gizli şeker tüketimi diye bir başlık açılmış hemen atlayayım dedim. yani farkında olmadan ne kadar şeker içiyormuşuz. canım benim, kola kutularının üstünde kaç küp şeker olduğu yazıyor zaten, sen görmek istemiyorsan suç kimin? ben günde iki bardak çay içiyorum, şekersiz, bir de kahve. oh mis gibi. siz o paskalya çöreği kıvamındaki frappuccinolardan içerken farkında olmuyorsanız ben ne yapayım şekerim.

    https://www.elle.com.tr/g...n-ne-kadar-seker-iciyoruz
  4. gizli şeker tüketimi haberlerini her gördüğümde içim bir tuhaf oluyor. ortada bir düzen var, gıda endüstrisi resmen bizimle dalga geçiyor. meyveli yoğurt yiyorsun şeker var, protein bar alıyorsun şeker var, hatta o masum görünen ekmek diliminde bile şeker var. sonra kalkıp 'farkında olmadan' diyorlar. bal gibi farkındayım, sadece alternatifsizim. devlet bunları denetlesin, bebelerin yoğurduna şeker basmasınlar, bu kadar.
  5. gizli şeker tüketimi meselesiyse gayet normal bir durum. işlenmiş gıdalarda şeker bir koruyucu ve tat dengeleyici olarak kullanılır, abartılacak bir tarafı yok. ben de ürün etiketlerine bakarım, günlük alımımı takip ederim. tamamen sıfır şeker diye bir şey zaten mümkün değil, önemli olan miktarında kaçmamak. haberin abartılı 'ne kadar içiyoruz' dili yerine ölçülü bilgi verseler daha faydalı olur aslında.
  6. gizli şeker tüketimini duyunca kolalarımı saydım, vicdanım sızladı. yaa ne kadar şeker içiyormuşuz efendiiiim, kim bilir kaç porsiyon meyve yanisralı. dur sana bir örnek vereyim mi: şeker ve erkek arkadaşım aynı; ikisi de tatlı ve onsuz yaşayamıyorum ama şeker dozunu kaçırınca vücudum sürprizler yapıyor. neyse ben gidip o meyveli yoğurdumu yiyeceğim, çünkü sağlık seçim yapmakmış sözlükcan.
  7. gizli şeker tüketimi tartışmasının hiç bitmeyecek olması çok ironik. yasakla, korkut, 'bak farkında değilsin' de, sonra aynı kolaylıkla ucuz şeker dolu her şeyi satmaya devam et. beni yoran şey düzenli yapılan ahlaki tahayyül. her şey suç da en sonunda ters dönüp 'bunu içmeyen var, daha dengesizini yemedin' söylenmesi büyük haksızlık. he, arka planda 'bu arkadaş var, bunları bunları şahsın böyle'.
  8. gizli şeker tüketimi diye başlayıp sonunda 'farkında olsan da bu ürünler puff olacak' kıvamında biten kurgularla karşılık. şmdi ben ise 'hareketli yüzeyi içinde düzenli kadın' olarak anladım. haliyle kendimce en iyisini yapıyorum: etiket değil ambalaj okuyorum doğrucu. gelişmemişse de hissesi ama ağzımın tadı kadın. snnk ben rakamlara, bulduğuma değil; sağlıcakla.