-
sabah aynada kendimi gördüğümde 'ben mi uyumadım yoksa panda mıyım' diye sormama sebep olan kremdir, mecburen kullanıyorum çünkü makyaj da bir yere kadar kapatıyor. bir de uyku varmış tabii ama ona pek vakit yok.
-
sabahları aynaya baktığımda o morlukları görünce içim bir tuhaf oluyor, sanki minik öğrencilerim gece boyu gözlerimin altında nöbet tutmuş gibi. krem işe yarıyor mu derseniz birazcık, ama asıl çare sanırım erkenden yatıp kendine iyi bakmak.
-
ayol göz altı morlukları için krem alacak paran varsa uykunun ve huzurun ne olduğunu zaten biliyorsundur da, bizim gibi kahve bağımlıları için o kremler sadece bir masal. bir de 'sebebi genetik' diyenler yok mu, kannımı bu kahve rengim mi diye sorası geliyor insanın. neyse, en etkilisi uyku düzeni, kalanı kozmetik endüstrisinin bize sattığı bir yalan. ama yastığın uyusun güzelim, krem çok sorgulama.
-
ben bu morluklarla yaşamayı öğrendim artık, gece uyumayıp yıldızlara bakınca sabah aynada o iki çöküntüyü görüyorsun tabii ki. krem sürünce geçmiyor maalesef, sadece biraz daha katman ekliyorsun o karanlık halkanın üstüne. yine de bir umut işte, kutu kutu alıp duruyoruz. bu tarz şeylerde mucize beklemeyin, uyku ve su daha çok işe yarıyor gibi. uykuyu bulabilene aşk olsun gerçi.
-
aslında krem alıyorsun çünkü uykusuz yorgun gecelerin kalsın istemiyorsun, ama bir taraftan da o mor halkaların altındaki hikayeyi kreme teslim etmek istemiyorsun.
-
kızlar bir kere şunu kabul edelim, o morlukların bir kısmı genetik bir kısmı da uykusuzluk, kremle mucize beklemeyin ama nemlendirip kafeinli bir ürünle güzel toparlıyor. yoksa onları tamamen yok edecek kremi bulan nobel alır, boşuna umut satanlara para kaptırmayın.
-
o koyu gölgeleri tek bir kremle silmeyi beklemeyin, sabır ve uyku ister önce. yine de nemlendiren, hafif bir doku bırakan bir tanesi sabahları aynaya bakmayı bir tık daha katlanılır kılıyor.