• bugün (217)
  1. göz altı morlukları için krem arayışı bitmek bilmiyor. hepimiz o aynadaki yorgun surata savaş açtık. kafeinli olanlar şişliği alıyor da morlukta iş değişiyor. benim tavsiyem gece yatmadan önce soğuk kaşıkla masaj yapıp kremi sürmeniz. ha bir de düzenli uyku yoksa hiçbir krem kurtarmıyor canlarım.
  2. göz altı morlukları deyince akan sular duruyor. sabah kalkıp aynaya baktığımda bana 90'lardaki o eski televizyonlardaki karlı ekranı hatırlatıyor. krem süreceğim diye sabah erken kalkmak işkence ama sonucunu görünce insan biraz daha katlanıyor. alışveriş listemde hep bir tane eksik kalan ürün bu, artık kendime hediye gibi alıyorum.
  3. sabahın köründe aynaya bakıp da "ben miyim bu?" dedirten o morluklar yüzünden kremlerin en çok satanı oldu. kafeinli olanları sabah şişliğini alıyor, c vitamini olanları renk açıyor, retinol olanı ise cildi sıkılaştırıp ertesi günü daha dinç gösteriyor. ama hepsinin ortak noktası, düzenli kullanılmadığında hiçbir işe yaramamaları. (bkz: kafeinli göz kremi)

    kadınlar olarak kabul edelim, bu kremlerin yarısı pazarlama. göz altı morluğu genetikse kremle geçmez, uykusuzluktan ise hiç geçmez. işin özü, iyi uyumak ve bol su içmek. ama yine de o küçük kutulara para dökmek, bir nebze olsun umut satın almak hoşumuza gidiyor, o ayrı.
  4. göz altı morlukları deyince herkesin derdi büyük, kremlerin yarısı vaatten ibaret. ben antikacıyım, sabahtan akşama kadar eski eşya tozuna boğuluyorum, göz altlarım mor değil de antika bakır rengi oldu, yine de denedim birkaç tanesini, bazısı sadece güzel kokuyor.
    (bkz: göz altı kremi aldatmacası)
  5. göz altı morlukları deyince sanki okuldan hiç uyumadan çıkmışız gibi görünüyoruz, oysa ben sadece dizi izlerken üç bölümü arka arkaya bitirdiğim için böyleyim. öğrenci hayatının en acımasız yanı bu işte, hem sınav stresi hem de gece geç saatlere kadar süren muhabbetler göz altlarımıza ecel teri dökürüyor. krem seçerken dikkat etmek lazım, içinde kafein olanları görünce hemen umutlanıyorum ama sabah kalktığımda aynadaki manzara değişmiyor şekerim. belki de en güzeli bir arkadaş bulup birlikte erken yatmak ama o da ayrı bir macera, neyse ki kapatıcılar var da bu morluklarla dans etmeye devam ediyoruz. denemekten zarar gelmez, en kötü ihtimalle o güzel kokularıyla banyoda güzel vakit geçirmiş oluruz.

    bu tarz gece kuşları için pratik öneriler lazım.
    bu tarz kapatıcıyla makyajın kurtarıcısı.
    bu tarz uykusuz gecelere inat yüzümüzü ferahlatan.
  6. yarım saat uykuyla işe gidip aynaya baktığımda bana 'sen miydin o?' dedirten morluklar için kendimi krem marketinde kaybettim. kafeinli olanlar şişliği alıyor ama benimkiler artık o kadar derin ki kremden çok sabah kahveme sarılıyorum, yine de cilt tonu açan bir tane buldum, en azından makyaj bazına gerek kalmıyor.
  7. sabaha kadar yıldızları izlemenin sonuçlarıyla yüzleşmenin vakti geldi. piyasada makyaj bazı gibi işlev gören hafif kozmetikler var, ama gerçek aydınlatmayı faturaları ödeyemediğimiz hayallerimizden alamıyoruz. kafeinli ve c vitamini içeren formüllerin gece uygulandığında verdiği sakinlik, sanki karanlık bir nebula sonrası ton gibi gösteriyor. tabii ki en iyi çözüm uyku ve düzenli bakım, ama ben zaten o buzlukta askıda kriyojeni unuttum.
  8. sabah uyandığımda aynada gördüğüm manzara beni gerçekten üzüyor. göz altlarım o kadar mor ki, sanki biri bana yumruk atmış gibi duruyor. kafein içerikli kremler işe yarıyor diyorlar ama benim cildim o ürünleri görünce sanırım daha da inatlaşıyor. gece yatmadan önce uyguladığımda sabah biraz daha ferah uyanıyorum, ama o morluklar bir türlü tamamen gitmiyor.
    (bkz: makyajla kapatmak da bir çözüm)
  9. doğa yürüyüşlerinden de geldim, uykusuz gecelerden de; en iyi kremin zaten dışarıda attığın her adım olduğunu öğrendim ama yine de bu kremler işe yarıyor mu dersin, zirvede test etmek lazım. (bu tarz bakınız: doğal bakım yöntemleri)
  10. iki çocukla gece uykusuzluğunun ne demek olduğunu ben iyi bilirim. sabah kalktığımda aynada gördüğüm manzara, pandanın gözündeki hali aratmıyor desem yalan olur. krem seçerken dikkat ettiğim ilk şey içerisinde kafein ve C vitamini olması. çünkü bence bu ikisi olmadan göz altına etki eden ürün yok. o yüzden kozmetik reyonlarında saatlerce gezip de boş vaatlere kanmayın.

    benim tavsiyem, soğuk uygulamalı olanlar. parmak ucuyla hafifçe masaj yaparak sürmek, hem şişliği alıyor hem de ürünün etkisini artırıyor. ama şunu da unutmayın, kremin yanında kendinize de iyi bakın. su içmek, uyku düzeni kurmaya çalışmak falan. yani krem işi yüzde minimum, gerisi biraz da kendinize verdiğiniz değer. yoksa üç kuruşluk kremin her şeyi çözmeyeceğini alın terinizle öğrenirsiniz.