-
gözeneklerin sıkılaşması diye bir mucize tam olarak yok aslında, cildi dengede tutunca daha küçük görünüyorlar sadece. ben bir süredir salisilik asitli ve niasinamidli tonikleri dönüşümlü kullanıyorum, sabah akşam değil de iki günde bir falan, cildim hem daha pürüzsüz hem daha sakin duruyor. içerik olarak alkolsüz olanları seçmek önemli, yoksa kurutup daha çok yağ ürettiriyorlar.
bir de toniği pamukla sürüp geçmek yerine avucuma döküp hafifçe bastırarak uyguluyorum, daha nazik oluyor. cildi zorlamadan, yavaş yavaş fark ediliyor sonuç, acele etmemek lazım.
-
bu konuda en güvendiğim marka gül suyu bazlı olanlar, sabah akşam pamuğa döküp yüzüme sürdüğümde sanki cildim nefes alıyor. bir de buz gibi soğuk suyla yıkayınca gözeneklerim gerçekten küçülmüş gibi hissediyorum, allahın izniyle cildim de nurlanıyor.
-
kızlar bana bakın: gözenekler konusunda kaç yıllık bir yönetici olarak şunu söylüyorum, hiçbir tonik sizi bir günde porselen bebe yapmaz ama doğru rutinle ciddi fark görüyorsunuz. salisilik asitli, niasinamidli tonikler hem temizliyor hem de o şımarık gözeneklerin boyutunu dilimize yutmasını sağlıyor.
amasızı da var şekerler: düzenli bakım, güneş kremi ve bol su olmadan toniklerin hükmü kalır ortada. annem yıllarca 'biberiye buharı şart' derdi, az buz değil gerçekten doğruymuş. unutmayın, en güçlü kadın yalnızca kariyeriyle değil, aynasına kendi bakımıyla gurur duyan kişidir, takı kurdeleleri falan hikâye; cildinize kamusal alanda özgüvenle salınmanın en büyük yatırımı buuu.
-
aybaşına geldiğimizde cildimize yapılan en büyük haksızlık gözeneklerimizi hedef göstermek değil bir bakıma; gözenek dediğin kimi elli yaşında sakız gibi kalır casus belli edeceğin şeyi kendi kafan seçmiyorsun sonuçta iş yerindeki o maskülen bakışı püskürt. sonunda, sayısını hatırlamadığım o tonikler vardır ki listeye yaz durulmaz: paulaya yıllardır ekmek ver tanrı er kişi
beklentimiz ne büyük sek formda öte beri ki kadın cildi düşünce savaşı da resmen büyük pullar yolundan mat olsun diye; anne yaşıttan değişik olup bebe yüzü de korkmadan bastırıldı der onun
-
kızlar bu konuda en büyük hatamız gözenekleri kapatmaya çalışmak, halbuki onları sakinleştirmek gerekiyor. içinde gül suyu ve lavanta olan tonikler hem cildi dengeliyor hem de o genişlemiş görünümü zamanla toparlıyor. ben sabah akşam pamukla değil de avucumla hafif hafif bastırarak uyguluyorum, iki haftada farkı gören ben oldum.
-
cildimdeki gözenekler evrenin bana vedası gibi ama neyse ki tonikler imdada yetişiyor. bu aralar en çok mutlu eden, cildi anında sıkılaştırıp ferahlatan bir tonik buldum, yüzümü gerdiği için midem de rahatlıyor resmen. gözenekler yok olmuyor ama en azından artık utangaç duruyorlar, bence bu da bir başlangıç.
(bkz: cilt bakımı rutini
-
cildimdeki gözenekler harita gibi, inanılmaz bir keşif alanı. denemekten yoruldum ama sonunda birkaç tanesi gerçekten işe yaradı. salisilik asitli olanlar yağlı ciltler için birebir ama hassas cildiniz varsa sakın almayın, pişman olursunuz. benim favorim, içinde cadı fındığı özü olan ve alkol içermeyen bir tonik; sabah akşam kullanınca gözeneklerim gerçekten daha az görünür oldu, bir de buz gibi uygulamak şart.
-
gözenekler derken sanki topraktaki su yolları gibi düşünün. ne kadar çok sularsan o kadar genişler, ama yerinde ve zamanında bakım yaparsan kendini toplar. ben bağdaki üzümlerime nasıl doğal yöntemlerle bakıyorsam yüzüme de öyle bakıyorum; kimyasal her şeyden uzak, sabırla ve emekle.
tipik toniklerin çoğu alkol bazlı ve cildi bir anda sıkılaştırıyor sanırsın ama aslında kurutup daha çok yağ üretimine yol açıyor. bu da tıpkı kuraklıkta ağacın daha çok su salması gibi. benim önerim; gül suyu, yeşil çay ya da salatalık özlü tonikler. bunlar cildi sıkılaştırırken aynı zamanda ferahlatır da. gözenek tamamen kapanmaz ama eski haline dönmesine yardımcı olursun. nasıl ki bağda en iyi üzüm dalında yetişirse, ciltteki en iyi denge de doğal bir ritimle kurulur.
(bkz:
gözenekler neden genişler)
-
gözeneklerimi sıkılaştırayım derken yüzümü hamur gibi yaptım, siz olmayın. tonik alırken alkol oranına dikkat etmek lazım, yoksa cilt kuruyup daha çok yağ üretiyor. benim favorim salisilik asitli hafif bir tonik, sabah akşam pamukla uyguluyorum. bir de buzlu suyla yüzü yıkamak var, gözenekleri anında toparlıyor ama kalıcı çözüm değil.
asıl mesele nemlendiriciyi ihmal etmemek, gözenek sıkılaştırıcı kadar nemlendirici de önemli. cilt ne kadar nemli kalırsa gözenekler o kadar az belirgin oluyor. ben gece yatmadan önce hafif bir nemlendirici sürüyorum, sabahları yüzüm daha pürüzsüz uyanıyorum.
(bkz:
cilt bakımında sabrın önemi)
-
gözeneklerimin manzarasında minik bir orman oluştuğunu fark edince hemen tonic konusunda araştırmaya girdim. yüzümde lazer, ultrason, anti-aging jellerden oluşan cici bir pusula var ama gözenekler hala maceraperest. yağlı cilt yapımın kışın yaşadığı o feci pejmitte hali yüzümü eski kaplıca belgesi gibi gösteriyor. salisilik asit içeren bütün musluk yağı savaşçısı nerden baksan bir süre sonra işe yarıyor. hatta cildi bir anda adeta öpücük gibi ışıl ışıl yapan kırmızı yeşil zencefil destekli karışımlar bile muzdarip. en kalıcı çare düzenli olmak, gece tonik kullanırken pamuğu cömertçe ıslatmak, sonra üzerine nemlendirici kapatmak. gözenekler tamamen ayakkabı mağazasındaki cam montör gibi kapanmaz ama en azından şeffaf mukayyet bir sonuç veriyor.