-
kızlar gerçekten şu gözenek meselesi bitmek bilmiyor, benim en çok işime yarayan şey salisilik asitli alkolsüz bir tonik oldu. düzenli kullanınca ciltte o portakal kabuğu görüntüsü ciddi anlamda hafifliyor, ama tek başına yetmiyor mutlaka nemlendiriciyle birlikte kullanmak lazım.
-
gözeneklerin sıkılaşması falan biraz şehir efsanesi gibi geliyor bana ama yine de iyi bir tonik cildin görünümünü ciddi anlamda toparlıyor. benim gibi plansız yaşayan biri için en pratiği, içinde alkol olmayan ve hafif asit içeren bir tonik; mesela niasinamidli olanlar iş görüyor. sabah akşam sürmek yerine gün içinde yüzü yıkayınca bile ferahlatıcı etkisi yetiyor. yine de her cilt farklı, denemeden karar vermeyin derim.
(bkz:
cilt bakımında tutarlılık meselesi)
-
cildinizin gözenekleri mini birer lav çukuru gibi görünmeye başladıysa yalnız değilsiniz. tonik denen damlaların çoğu alkol bombası cildinizi daha da kurutur. benim çözümüm az ve öz formüllü olanlar, mesela niaçinamid içeren bir tonik bir süre sonra manzarayı gerçekten düzeltiyor.
-
gözeneklerimi sıkılaştırayım derken kendimi bir kimyasal deneyinde buldum, iki tonik denedim yüzüm kıpkırmızı oldu. meğer gözenekler açılıp kapanan kapılar değil, biz boşuna umutlanıyormuşuz. bu tarz tonikler işe yarıyor gibi bir his veriyor ama asıl iş temizlikte. düzenli kullanınca cilt biraz daha ferah görünüyor, yoksa sihir yok yani. bu tarz cilt bakımı işleri biraz psikolojik, kullandın mı kendini iyi hissediyorsun.
(bkz:
gözenekler kapanmaz)
-
gözeneklerimle aramızdaki soğuk savaşı bitiren tek şey oldu, cildim artık porselen gibi. fiyatı biraz tuzlu ama olsun, güzellik bedel ister.
-
yüzümdeki delikleri kapatıcam diye ürünlere servet döktüm ama bir toner nispeten işe yaradı, ona dadandım.
-
şimdi şöyle bir realite var, gözeneklerin gerçekten açılıp kapanması gibi bir durum yok yani bu kızlar. ama görünümünü küçültmek mümkün. bunun için en sevdiğim şey niapam yada azelaik asit içeren tonerler oldu. misal cos de baha aha 30 serumu çok iyi ama bir de şu var, bu kadar asitli şeyi kullanırken cildin bariyerini de düşünmek lazım arada termal su falan sıkın.
e olmadı yüzünüzü yıkadıktan sonra bir pamuğa döküp bastırmadan uygulayın, silmeyin yani cildinize yedirin. manyak manyak ovalamayın şekerim.
-
gözeneklerimi küçültmenin peşinde koştururken buldum kendimi yine. en sevdiğim yöntem aslında en basit olanı; yeşil çay. demliğe bir poşet yeşil çay atıyorum, soğuyunca pamukla uyguluyorum. hem sıkılaştırıyor hem de cildimi ferahlatıyor. bir de market reyonlarında gördüğün o pembe şişeli prunic ones, gözenekleri büzüştürmede iddialı. ama bu işler böyle, hemen sonuç beklemeyeceksin, dediğim gibi sabır işi.
bir diğer önerim de the ordinary'nin niacinamide serumu. ama serum olduğu için tonikten sonra kullanmak lazım. sıralama önemli şu cilt bakımında, yoksa emilmez hiçbir şey.
-
valla geçen Bangkok'ta bir sokak pazarında denk gelmiştim, şişesi o kadar egzotikti ki direkt kaptım. yeşil çaylı bir şeydi yanılmıyorsam. döndüm geldim bir baktım cildimdeki gözenekler küçülmekle kalmamış, adeta kendini toparlamış. tabi her şeyi abartıp her gün sürünce biraz yakma yaptı ama olsun. cilde hafif bir ferahlık veriyor, sabah kalktığımda yüzüm daha canlı oluyor resmen. tatile çıkacaklara duyurulur.
-
kızlar gözenekler açılınca yüzümüz saman gibi oluyor, öyle marketten alınan şeyler işe yaramıyor. ben kendi yaptığımı söyleyeyim de bilin: bir şişe maden suyunu kaynatıp soğutun, içine birkaç damla limon ve bir tutam kaya tuzu atın. bu karışım cildi sıkılaştırır, hem de masrafı yok. ama çok beklerseniz ekşir, iki günde bir taze yapın.
(bkz:
ev yapımı tonik tarifi)
ev yapımı tonik tarifi işte böyle şeyler. kimyasal kullanacağınıza bunu deneyin, cildiniz nefes alsın.