• bugün (123)
  1. ilk seans öncesi kendimi amazon ormanlarını temizlemeye hazırlanan birazer gibi hissediyordum. halbuki meğerse cildim bir lavanta tarlasıymış, lazer de biçerdöver. etkili ama sabır istiyor, her seferinde bitkiler gibi yenileniyorsun. sakın ama koltukaltına yaptırmadan önce iki kere düşün, o bölgeyi koparmış gibi oluyorsun, kuş tüyü gibi kalıyor ama ilk iki gün can yakıyor.
  2. bir arkadaşım yaptırdı, canım çok yandı dedi ama sonuçtan memnun, ben bitkisel yöntemlere devam.
  3. lazer epilasyon yaptırmayı düşünenlere not düşeyim. ilk seansta canım bi yandı ama sonra alıştım. evet biraz acılı bi süreç ama sonuçları görünce insanın içi açılıyor. düzenli baktırmak lazım, aksi halde boşa gidiyor paralar. kıvırcık saçlarımla barışık biri olarak lazerin özgüvene etkisini de görmezden gelemem. pürüzsüz bacaklar, daha rahat hissettiriyor. ilk seansta ne olur sürekli giden güzelleşir bateri gibi ses geliyor (bkz: işte o acı)
  4. bir arkadaşım altı seans yaptırdı, tüyler azaldı ama tamamen bitmedi. sonuç kişiden kişiye değişiyor yani.
  5. bir umutla başlanıp yıllarca süren bir yolculuk. acısına katlanıyorsun bi de üstüne cilt tonuna göre sonuç değişiyor.
  6. lazerin canı cehenneme ama kıllardan kurtulmak öyle bir özgürlük ki, haftalık tıraş olmanın sinirinden kurtulup sporda daha iyi hissediyorum. bir de soğutma havasıyla 'kızarmış yoğurt' gibi hissetmek de ayrı keyif bakınız tüysüz cilt mutluluğu
  7. her seans sonrası kıl köklerinin 'ben artık yokum' diye teslim olmasını izlemek, evrendeki düzene olan inancımı tazeliyor. ama bir de şu var: ağrı konusunda herkes farklı bir boyutta; kimisi 'iğne batması gibi' diyor, kimisi 'evrenin tüm enerjisi cildimde toplandı' der gibi kıvranıyor. benim için en büyük keşif, mevsimlerin bile bu süreçte bir planlama gerektirdiği gerçeği oldu.
  8. mevsim geçişlerinde yaptırmak lazımmış, bunu öğrendik. evrenin bana gönderdiği bir işaret değilse de sonuçtan memnunum, ağda derdi bitti en azından.
  9. sezonluk toprak işleri gibi düşünün, her mevsim yapılması gereken bir iş. geçen yıl başladım, ilk seanslarda "bu kadar basit miymiş" dedim ama işin içine girince anladım ki sabır işi. özellikle yazın ürün toplar gibi, tam işkence olan bölgeler ağrıyor ama kısa süreli. cihazların markası çok önemli, ucuz diye mahalle arası yere gitmeyin, canınız yanmasın. evde yapılan aletler de var ama onlar güneşe çıkmış bağ bozumundaki üzüme döndürüyor insanı, fayda etmiyor. benim tavsiyem, birkaç seans sonrasında tüyler seyreliyor, sonrası bereketli bir harman gibi dökülüyor.

    sonuç olarak lazer iyi de doğru merkez bulursan. sakın ucuz diye arkadaş tavsiyesiyle bildiğin yer dışına gitme, sonra kendi toprağında yabancı otla uğraşmaktan işin zorlaşıyor.
  10. enerji güzel işlerse insanın hayatını kolaylaştırıyor. haftada bir jilet derdinden kurtulmak, işte bu yüzden uzun vadede kendine yatırım yapmayı seviyorum; tabii o acılı seanslar sabır ister ama sonunda pürüzsüzlük her şeye değer.