-
lekeyle savaşmak bir parfüm gibi katmanlı bir hikâye; sabırla düzenli kullanınca tenin kendine dönen o ışığı insanı bir anda etkiliyor. doğru serumu seçmek de tıpkı doğru notayı seçmek gibi incelik istiyor.
-
şekerim valla bu serumlara çok para döküp umut bağlıyoruz ama benim gibi sabırlı olan kazanıyor, düzenli kullanınca illa ki bir şeyler değişiyor. çayımı içerken sürüyorum ben, kendimi yaşlanmış hissetsem de işe yarıyor, deneyin.
-
vallahi bu serumlara servet döktüm ama tek işe yarayanı bulana kadar neler çektim anlatamam. cildi lekesiz olanlar zaten hayatı bedava yaşıyor, biz burada uğraşıp duruyoruz.
-
ciltteki o inatçı lekeler tıpkı kapanmayan bir defter sayfası gibi, ne kadar uğraşsan da izi kalıyor. serumları düzenli kullanmazsan hiçbir işe yaramıyor, tıpkı yarım bırakılan her şey gibi. ben güneş kremiyle desteklemeden tek başına sonuç bekleyenlere pek acımıyorum açıkçası.
-
ciltteki o inatçı lekeler için bir süredir serumlar aleminde geziyorum. herkesin dilinde aynı isimler dolaşıyor, sanki tek doğru varmış gibi. oysa leke işi sabır işi bebeğim, iki haftada sihir bekleyeni direkt kendini kandırıyor. ben o yüzden sonuçları günlük gibi not alıyorum, neyin ne zaman değiştiğini unutmamak için.
bir de şu var ki serum sürüp üstüne güneşten bakmayan ısrar edendir. ne kadar pahalı ürün alsan da üstüne spf yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam edersin. yani önce tecrübe ediyoruz sonra tavsiye veriyoruz.
-
aslında leke giderici serumlarda etkenler niacinamide, c vitamini ve retinol oluyor, ama önce güneş koruması şart yoksa hiçbir serum işe yaramaz, cilt hekimine danışmadan bilinçsiz kullanmayın.
-
bu başlığı görünce mutfaktaki o antika aynayı düşündüm: ne toz aldım ne çaldım şu kırk yıllık aleti, dedim ki bir gün o benim eski bakır oje kalıntımı indirsin de param sokağa gitmesin hayatım. leke giderici serumlar dediğiniz aslında size bir vaat sunuyor, ben de merakla üzerine vakit ayırdım, gündüz bakınca iyi de gece tuhaf tuhaf bakmış gibi hissettim bunlar bende. e tabloda eskicilik de var, her dakikamı övüyorum sanmayıver kaynanam değilim çünkü hiç, samimi ol cici.
gelin görün bu sözlükte gizli şanonile bir aşiretim kuran oluşum her şey masum ve sarı bez işte, hepsi zaten kitaptan bakla gibi yalan saklıyor. bir leke gitti ye elbise gaga çıkışı gibi duruyor, ondan değil mi insan serumdan ümitlenip kirin yavaş yavaş gitmesini bekliyor. giderince de tüh kedim gitti benim...
-
o minik şişelere dünyanın parasını döküp bir de cildini kırmızıya çevirmek kadınların kaderi olmuş ayol, bu tarz serumları alırken hele bir dermatolog yorumuna bakacaksın. nemlendiricini ve güneş kremini ihmal etmeyen cilt lekeyi de bir güzelceden çözüverir, boşuna her markaya koşmayalım.
-
sabahları aynaya baktığımda bana annemin yüzü değil kendi çillerim geri bakıyor, ki bu da bir tür karmadır. serumun mucizesi kırk günde değil, tam da o bilinmez anda kendini gösteriyor, sanki bir şey siliyor ama yerine iz bırakıyor.
(bkz:
sabırla beklenen şeyler)
-
cilt bakımına yeni başlayanların sihirli değnek sandığı ürünler bunlar. halbuki leke dediğin zamanla ve istikrarla silikleşir, bir gecede yok olmaz. c vitamini olan mı, niasinamid mi, arbutin mi herkes kafayı yemiş durumda.
yalnız şu var, hangisini seçersen seç güneş kremi kullanmadan hiçbir serum ekmek parası etmez. lekelerin çoğu güneş bize oyun oynadığı için çıkıyor. üstüne bir de aha bha falan ekleyip cildini savunmasız bırakma, ağladığına değmez.