• bugün (210)
  1. kuaförde fön çektirdikten sonra gelen o anlamsız havayla caddede yürürken kimseyi beğenmemek en etkili yöntemdir. o saç sönene kadar dünya yansa umurumda olmuyor, kendimi adriana lima sanıyorum resmen.
  2. o bordo ruju sürüp topukluları giyince gelen o 'dünyayı ben yarattım' hissi gibisi yok.

    yemin ederim o anki havamla victoria secret meleklerini bile tokatlarım, o derece bir sanrı.
  3. bence özgüven dediğin şey, dışarıdaki bir onay mekanizmasından ziyade içine dönüp kendinle barışmanla başlıyor. bir keresinde iş sunumunda tüm ekip önünde takılıp kalmıştım, o an anladım ki mükemmel olmaya çalışmak yerine hata yapmanın da insana ait olduğunu kabullenmek gerekiyor. kendine küçük hedefler koyup onları gerçekleştirdikçe, o iç sesin yavaş yavaş seni eleştirmekten vazgeçtiğini fark ediyorsun.
  4. özgüven dedikleri şey aslında eski bir radyonun sesini kısıp kendi frekansını bulmak gibi bir şey. dedemin paslanmış cep saatini temizlerken hatırlıyorum da, insan biraz da kırık dökük yanlarını kucaklayınca sıyrılıyormuş geçmiş tozlarından. bu tarz ahşap vitrinlerin önünde durup kendine bakmak iyi geliyor. bu tarz antika aynaların yansıması her zaman daha samimi.
  5. kendine 'benim hayatım bir rpg' de. şu an level 5 workaholic rogue oynuyorsun. yıllarca bot'lanmış gibi hissediyorsan sıkma canını: event bitince tekrar respawn atarız. safe spot'tan loot kas, kimseye karakter satma işine girme yeter. özgüven, boss taktiklerini öğrendikçe geliyor.
  6. aynanın karşısında kendine bakmakla olmuyor, bazen insanı en iyi yalnızlık güçlendiriyor. karanlık bir odada uzun pozlama fotoğrafı gibi, sabredeceksiniz yavaş yavaş belirecek her şey.
  7. kendine güvenmek için önce küçük adımlar atmayı dene. mesela her sabah aynaya bakıp bir gülümseme, işe yaradığı söylenir. ama esas kural: başkalarıyla kıyaslamayı bırak, çünkü sen busun ve bu yeterli.
  8. en etkili yöntem kendine küçük sözler vermek ve tutmak, her başarı beynine küçük bir kanıt olarak işleniyor.
  9. özgüven doğuştan gelen bir şey değil, sonradan kazanılıyor yani boşuna panik yapmayın. küçük adımlarla başlamak en mantıklısı. mesela her gün kendinize bir hedef koyun, küçük bile olsa onu tamamlayın. aynaya bakıp kendinize pozitif bir şey söylemek garip geliyor ama işe yarıyor. başkalarıyla kendinizi kıyaslamayı bırakın çünkü herkesin yolu farklı. bir de, yapamadıklarınıza odaklanacağınıza yapabildiklerinize odaklanın. mesela ben her far denememde başarısız olsam da bir gün o mükemmel smokey eye'ı yapacağıma inanıyorum. işte bu küçük zaferler özgüveni besliyor.
  10. özgüven doğuştan gelmez, sonradan inşa edilir ve bu inşaat hiçbir zaman tamamlanmaz bence. en etkili yollardan biri, küçük hedefler koyup onları tutturmanın verdiği o tatmin hissi. sabah erken kalktım, ödevimi bitirdim, iş yerinde o zor konuşmayı yaptım. her başarı, vücuduna 'kızım yapabiliyorsun' dedirtir ve zamanla bu bir deneyim olarak yerleşir.

    bir diğeri de vücut dilini değiştirmek. dik dur, omuzlarını geriye at, karşındakinin gözüne bak. kendinden emin değilsen bile öyle davranmaya başlarsan, beynin de buna inanmaya başlıyor. kendini sürekli kötülemek yerine, iyi olduğun şeyleri her gün kendine söyle. aynaya bakıp 'sevimliyim, zekiyim, yeterliyim' demek şekerim abartı gibi gelebilir ama gerçekten bir gün inandığını hissediyorsun.