• bugün (110)
  1. özgüven öyle aynada kendine gülümseyip üç olumlama mırıldanmakla gelmiyor; küçük ama gerçek bir işi bitirmekle, kendi sesini bir kez olsun duymakla geliyor. insan kendine güvenmeye, başkaları onu görmeden önce başlıyor canım.
  2. özgüven dediğin dışarıdan elbise gibi giyilen bir şey değil ki, iki minik adımla eklenen bir alışkanlık. ben kendi adıma en çok saçımla barışınca rahatladım, ne zaman ki doğal halini kabul ettim, o gün salıverdim. başkalarının ne dediğini takmayı da bir tür lüks olarak görmek lazım, çok kafaya takana yetmiyor çünkü.

    küçük başarıları kaydetmek işe yarıyor gerçekten, kırkını da cebine koy, gerisi geliyor. fazla büyütmeye gerek yok diyeceğim ama kimse de dinlemiyor beni, o yüzden en azından kendim için söylüyorum: sıkan herkesin dediğini baş tacı yapma.
  3. küçük hedefler koyup her birini tamamladıkça kendine olan inancın gerçekten artıyor, bunu bizzat görmüş biri olarak söylüyorum. kimsenin onayına ihtiyaç duymadan kendi sesini duymaya başlamak işin en güzel kısmı, bir de bunu deneyin.
    (bkz: kendine güven)