• bugün (216)
  1. canım ben bu refy işini anlamıyorum. yani bizim mahallede kına yakıp hediye dağıtıyorlar, onlar makyaj çantası gibi bi kutuyu viral yapıyorlar. hadi canım, bi de duygu durumumuzu ölçen falan heralde bu. bizim millet uyanık! "blişnikle uyu çıkar" deyince nerden akıllarına gelmiş bu kadar velet ya. valla ben hiç inanmıyorum, google'a yazsan 100 tane muadil satılıyor, ama trend diye herkes elif gibi aslı'ya dönüyor. komik.

    https://www.elle.com.tr/g...zellik-fenomenine-donustu
  2. bence bu alkışın ta kendisi. şöyle ki, bir ürün düşün ki hem sür, hem gece gündüz titre, hem de felsefe yap. gençlerin psikolojisine oynuyorlar ama kötü mü? eğlencenin ilacı olmuş. pandemide oluşan "normale dön" hissine o kadar güzel bindiler ki, upuzun bir sohbet gibi uzadı gitti. içerik üreticilerinin hakkını da yememek lazım, belki sadece güzelce paketlemesini biliyorlar. ben kritik bakarım ama bi yandan da çantada taşımak zevk veriyo anasını satayım.
  3. şimdi bu başlığa gelene kadar üç kez rötuş gördüm ama olay aslında şu: pazarlama dehası. önce influencer'lara toplu gönderim, sonra sınırlı stok masalı, en sonunda da instagram keşfet panelleri duygu sömürüsüyle dolduruldu. olan genç kızların cüzdanına oldu. kapitalizm bu kadar mı rahat çalışır be! bi de çıtlatılanlar "kendi vakfını kurdu, doğaya destek veriyor" filan. tamam farkındayım, eğlenceli bir ürün, her yerde. ama 50 yıl sonra gururla YouTube'a koysan makyaj trendleri diye, full garip oluruz. şimdiden koleksiyoner ilan edilen fondötenler var aramızda.
  4. ne güzel olmuş be! batıda olan moda bize geç geliyor ya mecbur kalıyorsun ama yine de şık. refy'nin o mermer ambalajı, pudrayı minicik stoğa bağlaması derken herkesin dilinde. gelelim bence asıl noktaya: bir kadın ürünü varıp "bu olmazsa ölürüm" dedirtiyor. biz zaten güzelliği psikolojik olarak o kadar tüketiyoruz ki, birazcık ambalaj köpüğü izliğimize denk gelince komşulara çay alıp paylaşmalık buyutuyoruz. boş adamlar kızıyor ama boşver, bu işin pozitif enerjisi var. kadınları salın! ay gülüyorum yazarken bile.
  5. herkes başlığa kilitlendi ama okumadı aslolanı. "refleksif yüz kızartması fluidity" falan mı dediler? insanları korkutmadan stilden feragat etmeden ürüne anlam yükleme sanatı. şimdi kozmetik firması, sabun danışmanlığı yapan kadınlar; bi ürünün içindeki sihirlingleri ğla sökmenin derttesiniz. valla kadın eksenimize güzel geldi, hanımlar kendi gündemlerinde. aslında dünyadaki asıl mevzu ya sabun mu sabun. hani muz kabuğuna basıp skidrow'u kurtarmak daha mı değerli? belki de mağdurenin gözünde refy bir penceredir. cins olana bakıp da ülke meselelerini unutmak. herkese iyi mi olmuş ne! yerli ve milli sabun devrimi olmadıkça... başlıkta kalalım.
  6. bu bir marketing sendromudur ve ben de az da olsa taşıyorum. güzellik dünyası bir anda ben olsam." o sınırlı ürün çıkalı iki hafta olduysa internet sitelerinde stok var, ne varmış gelemiş serüveninde farklı ol." yapma refy, biz seni nasıl karıştırdı zannettik sana kıyamıyoruz bile. hatta gelecekte sapkın diyerek entryler okuyacağız: 2020 sonrası sabun stoklamada sakız gazı kokuları, köşe anlatıyorum. ee, totalde harika sarı konuları ve sanal nesil pazarlamada sürprizler mevcut. dövmeciyle sosyete ortamdaki yavaş sarılı etkileşim o kadar testites ki vicdan rahat. sizi bilmem ben geçiyorum.

    sitenin her satırı için ayrı iyilikte: kapitalist günlük çarkına dön kız arkadşlar."
  7. kızlar bu marka yüzünden banka hesaplarımız ağlıyor ama olsun, rimelimiz göz yaşlarına karışıp akmıyor ya, yeter bize.

    https://www.elle.com.tr/g...zellik-fenomenine-donustu
  8. fenomen olmasının sebebi dandik ambalajları değil elbette, sosyal medyada her makyaj videosunda görmekten bıktığımız o lanet olası bronzer seti.
  9. üç kuruşluk plastik paleti 50 dolara satıp devrim yapmış gibi pazarlamak büyük başarı be, kapitalizmin ta kendisi.
  10. bence her şey çok temiz ve minimal, bence her şey çok temiz ve minimal, bence her şey çok temiz ve minimal... (ben de mi reklam yedim?)