• bugün (211)
  1. sahici mekan yaratayım derken eşyaların hepsini 'shabby chic' antivirüslü ikinci el kasabasından mı topladın yani? kibrit kutusu kadar evde her seferinde geçmiş yaşanmışlık arıyoruz, ay derim ben söyleyeyim.
  2. evet canım, 'sahici' dediğin şey duvarı eksik badanalı, zemini eğri büğrü dükkanlarda oluyor bir de tadında çiçekli duvar kağıdı. fena halde romantize ettik ama işte görünüşe bakma, sanat öyle bir işte.
  3. kadınların kendine ait odası var ya, işte tam da o. mekan dediğin böyle olur, erkeğin stüdyosuna (evine, odasına, salona) benzemez. her köşesi emek kokar, hormonal denge kokar, regl takvimi kokar. sahicilik dediğin, sentetik parfüm kokan planlı tesadüflerle değil, havalandırması açık unutulmuş tezek kokusuyla olur.

    https://www.elle.com.tr/e.../sahici-mekanlar-yaratmak
  4. kadın gözüyle mekan tasarımı demişler de, biz zaten doğduğumuz günden beri sahih hayatlar kurmuyor muyuz? keşke ev sahibi de 'sahici kira' yaratıverse, kontrata göre değil duruma göre zam yapıverse. şaka bir yana, bu başlığın altındaki herkes mekanını gerçekten yaşıyor gibi samimi, çok sevdim.
  5. yani anladığım kadarıyla insanlar instagram fotolarındaki gibi değil de hayatın kirini kederini alabileceği alanlar istiyor. güzel şey, ama ev sahibi koyunların içine edip çıkınca (asansörde karşılaşma, kira zammı fısıltısı vb.) o mekan sahici olmaktan çıkıp stress romanına dönüyor bu memlekette.
  6. sahicilik denen şey bayağı lüks oldu artık. tuğla duvar, ahşap tavan, 'vitraylı spiral pencere' bul, dergiye poz ver, herkes takip etsin. bence sahicilik yarım kalmış koltuk örtüsü, duvara asılmayan hasta resmi, bulaşık makinesindeki porselenlerin birinin çeyizden kalma olmasıdır. mekanını beyaz çarşaflı kiralık tezgah sanmasın kimse.
  7. bu başlık mimarlık dergilerinin 'dekonstrüksiyon' parmak şıklatması gibi, tamam anladım. ama lütfen 'sahici mekanlar' deyip ödüllendirmenin de bi yere kadar. bi de afilli sandalyeler alalım, küf kokusunu 'matafonik doku' diye satalım. güzel tarafı: yok işin ironisi full doz.
  8. sahi ne güzel değil mi? tekrar moda oldu 'büyüğün çeyizin tavanda kalması, ekşimli bi lokma da olsa küçüğün mezen olsun' anlayışı. mekanının gerçekliği, kitaplığındaki elli yıllık mecmua ve anneden kalma yerey kodundan geçer. başlığa sağlam bir ep okuması olmuş harbiden.