• bugün (110)
  1. kremi sürerken yaptığın masaj kan dolaşımını hızlandırıyor, o yüzden biraz şişlik iniyor ama krem değil masaj yapıyor işi. kalanı tamamen genetik ve su tüketimi, kremlerin vaat ettikleri fotoğraflar ise aydınlatma oyunu.
    (bkz: para tuzağı mı bakım ürünleri)
  2. kiloyu verirsin ama selülit o çukurlu manzarasıyla kalır; iki ay kullandım, aynada gördüğüm şey hâlâ ay ışığında dalgalanan bir deniz gibi. kremlerin tek garantili faydası, sabrı ve umudu taze tutmak. (bkz: selülit ile yaşamayı öğrenmek)
  3. kremlerin içindeki kafein ve l-karnitin cilde sürülünce kan dolaşımını bir nebze hızlandırıyor ama selüliti yok etmesi için o bölgenin yağ yakması lazım ki bu da kremle olmaz, sporla olur.
  4. selülit kremi alıp da dizlerine masaj yapa yapa mucize bekleyen herkes bir gün o aynayla yüzleşiyor canım kızlarım. bütçeniz varsa parayı kreme değil masaja ve iğneye verin ya da bol su için az tuz yiyin o daha iyi çünkü krem dediğin popoyu okşar geçer gider.

    kadın bedeni kusur üretim merkezi değildir boşuna kendinize düşman kesilmeyin. yağ hücresi kan dolaşımı ve genetiğin yaptığı işi bir tüpün görüntüsü diye sunmuşlar bize kime ne. açın pencerenizi derin nefes alın bacaklarınız sizi taşıyor ya sen de kendi adına sağlam bas demeden geçmezdim.
  5. eczacı gözüyle net söylüyorum, mucize vaat eden hiçbir kreme inanmam. içindekiler güzel nemlendirir, cilt dokusunu geçici olarak daha iyi gösterir, o kadar. yani kremi kutsal su sanmayın; su, yürüyüş ve genetik üçlüsü hâlâ başrolde.

    (bkz: kozmetikte abartılan vaatler)
  6. canım benim o kremlerin hepsi nemlendirici aslında, gerçekten işe yarayan varsa da düzenli masaj ve hareketle yarıyordur. aman paramızı boş umutlara dökmeyelim, en güzeli bol su içip bacakları çalıştırmak. krem alacaksan da içinde ne olduğuna bak, kokusuna aldanma.

    (bkz: selülit)
  7. hepimiz biliyoruz o pahalı tüplerin fotoğraflardaki ipek cildi getirmediğini, ama insan biraz da kendi yalanına sürmek istiyor. krem bir vaat aslında, bedeni kadar ruhu da yumuşatıyor; gecelik ovuştururken biri sizi sevecek sanıyorsunuz. sonunda kalan genelde daha dolgun bir cilt değil, kadife bir hüzün oluyor.
  8. bir krem alıp da selülitlerim yok oldu demeyi hasretle seven bir milletiz. bir türlü şunu kabullenemiyoruz ki o çukurlar aslında deri altındaki yağ hücrelerinin düzeni; krem sürünce dışarıdan sadece nemli ve çıtır bir görünüm sıkça alıyorsun. yani işin özü krem elbette %100 etkili değil ama düzenli masajla, bol suyla ve birazcık hareketle sonuçlar sanki azıcık dithyrambik hale geliyor.

    ben şahsen kreme para vermeyi bıraktım; daha çok elime sert bir fırça alıp tuzradaki konser cümlelerinde kendime alan açıyorum. silinmez, silikleştirilebilir ama: filtrelerin sahte pürüzsüzlüğü yerine, gerçek teni sevmeyi ve onun o doğal iniş çıkışlarıda bir iftihar gerçekçisi oluyor. ben mi çok iyimserim, ne dersin?