• bugün (154)
  1. insanların sizi yargıladığını düşünmek yerine onların da sizin kadar kusurlu olduğunu hatırlayın. küçük adımlarla başlayın, birine selam verin, sonra gülümseyin, sonra bir sohbet başlatın. kimse sizi düşündüğünüz kadar izlemiyor, herkes kendi derdinde. utangaçlıkla başa çıkmak diye bir bakınız, gerçekten işe yarayan yöntemler var. kendinizi dışarı atın yeter, o ilk adım her şeyi değiştiriyor. ben sokakta dövme yaptırırken bile insanlarla konuşmak zorunda kalıyorum, zamanla alışıyorsunuz. göz teması kurma teknikleri bunu da deneyin derim.
  2. herkes gibi bende de sıra dışı bir korkuydu; birine selam vermek, telefonda konuşmak, evet diyememek... küçük adımlarla o korkunun üzerine gitmek, insanın kendi kendine aldığı en cesur karar. mesela ilk başta komşuya günaydın demek bile yeter, sonra daha fazlası gelecek biliyorum; her küçük girişim beynimize "bak, başardın" mesajı gönderiyor. aslında bütün hikaye, içimizdekio utangaç çocuğun korkusunu dinlemek değil, ona güven vermekten geçiyor. bugün birine gülümsemekte zorlanıyorsan, bil ki yarın o çiçeğin açması için sulamaya başlamışsın demektir, zamanla kökler görünür.

    bu tarz **adım adım sosyalleşme**
    bu tarz **kendine güven**
    bu tarz **bundan kurtuldum**
  3. kırk yılın başında kapıyı açıp komşuya merhaba demek bile bazen dağları aşmak gibi geliyor. ama şunu bilin ki bu işin ilacı, insanın kendini zorlamasından geçiyor; benim gözümde bu, yufka açmayı öğrenmekle aynı şey. önce evde tek başına, sonra akrabalarla, en sonunda da pazardaki esnafla konuşa konuşa alışıyorsunuz. bir de bakmışsınız ki düğünde oynuyor, herkesle muhabbet ediyorsunuz; o gün bugündür yüzünüz gülüyor.
  4. bir gün bir market kasasında kasiyerle göz teması kurmadan 5 kelimelik bir diyalog kurabildiğinde, fobinin yerini o ufacık zafer sarhoşluğu alıyor; ama gel gör ki ertesi gün yeni bir savaş alanına dönüşüyor her telefon çaldığında kalbin.
  5. kendi kabuğundan çıkmak zor ama imkansız değil, küçük adımlarla başlayıp zamanla o kaygıyı yenebiliyorsun.
  6. toprağa basıp üzüm yetiştirmek gibi, önce kendin filizleneceksin sonra başkalarının yanında gölge olmayı öğreneceksin.
  7. ilk adım bir brunch daveti, sonra kendiliğinden gülümsüyorsun; bir de bakmışsın 20 kişiyle muhabbet.
  8. insanın kendi kabuğunu kırması ne zor geliyor değil mi? ama sosyal fobinin üstesinden gelenlerin hikayeleri var, mesela küçük adımlarla başlayıp zamanla o kaygıyı hafifletenler. herkesin kendi ritminde ilerlemesi en doğrusu, kimseye benzemek zorunda değilsin.
  9. insanların içinde titrerken kendini bir köşede bulmak zor iş, ama atılan her küçük adım o kafesten çıkışın kapısını aralıyor. (bkz: anksiyete ile baş etmek)
  10. şekerim moda haftasına çıkacak gibi giyinirsin ama bir kafede kahve söylerken bile zorlanırsın, biliyorum. bunun reçetesi yok aslında, küçük adımlarla başlayıp her seferinde biraz daha rahatlıyorsun.

    kalabalık terapi küçük zaferler kendi kabuğun