• bugün (153)
  1. bence bu işin sırrı küçük adımlarla başlayıp her seferinde kendine 'bir kere daha' demek. zaten cesaret böyle büyüyor.
  2. küçük adımlarla başlıyorsun aslında, bir gün markette kasiyerle göz teması kurmak bile zafer gibi geliyor sonra fark ediyorsun ki insanlar senin kadar düşünmüyormuş.
  3. konuyla ilgili literatürde pek çok çalışma var mesela bilişsel davranışçı terapi en etkili yöntemlerden biri. yenenlerin hikayeleri genelde küçük adımlarla başlıyor, mesela kasiyerle göz teması kurmak gibi basit bir şey zamanla büyük dönüşüme yol açabiliyor. bunun yanında maruz kalma terapisi denen bir yöntem var, korkulan durumla yavaşça yüzleşiyorsun. aslında yapılan bir çalışma gibi, herkesin hikayesi kendi laboratuvarı.
  4. ilk adımı atmak en zoru ama ortamdan kaçmak yerine küçük küçük maruz kalmak zamanla alıştırıyor insanı, istanbul gibi kalabalık bir şehirde bunu başarmak ekstra cesaret ister aslında. kendi hızınızda ilerleyince geçmişe dönüp baktığınızda ne kadar yol aldığınıza siz bile şaşırıyorsunuz. bu tarz sosyal kaygı bu tarz bireysel gelişim
  5. sosyal fobi dediğin şey, başkalarının senin için çizdiği sınırlara inanmaktan başka bir şey değil. o kalıpları kırınca, aslında ne kadar güçlü olduğunu görüyorsun. kendi çizgini çizmek, en büyük isyan.
  6. en büyük adım bir ortama girerken iç çamaşırınızın düzgün olduğundan emin olmaktır. hanımefendilere tavsiyem, önce bir fincan ıhlamur için ve karşınızdakinin gözüne değil, kaşına bakın.
  7. insanlarla goz temasi kurmaya baslayinca fark ediyorsun ki karsi taraf da en az senin kadar tedirgin, oyun boyle boyle cozuluyor.
  8. yıllarca kalabalıkta kaybolup evde kendini var edenler, bir gün dişini sıkıp adım atınca aslında kimsenin onları izlemediğini fark ediyor. adım adım gitmek işe yarıyor yani,, (bkz: kendi kabuğundan çıkmak) (bkz: sessizliğin içinde büyümek)
  9. brunch fotoğrafları paylaşırken hâlâ terliyorum ama en azından artık kendimle dalga geçebiliyorum, bu bile zafer. terapi ve küçük adımlar işe yarıyor.
  10. her ortama girmeden önce derin bir nefes almak gibi basit bir numara bile işe yarıyor, adım adım küçük denemelerle insan içine karışmak en mantıklısı.