• bugün (110)
  1. valla sitcom'larda bile seven böyle birini bıraktı olamaz, bu ghostlama dedikleri şey artık telefon değil insan ruhu boşaltma sanatı.

    yani 'instagram'da yanıyor ama mesaja cevap vermiyor' mevzusu tam da bu kadınların modern korku dizisine atılmış ilk sahne.
  2. birini ghostlamak, hiçbir açıklama yapmadan hayatından çıkmak demek ya, bence bu yapılabilecek en korkakça şey. en azından bir veda et, iki satır yaz be kardeşim. sen susunca karşı taraf kendi kafasında kurup duruyor, bu da daha çok yıpratıyor. enerjini buna harcama derim.
  3. ghostlamak, telegram kelimesinden daha acı: biri hayatının tatlı vitrinine bir gece giriyor, vitrindeki çikolatalara gözlerini süzüyor, sen her şeyin güzel gideceğini sanıyorsun; o adam ise yarı zehir gibi eriyor ve iz de bırakmıyor. en tatlı bademlisinden tozlu hüzün çıkınıyla beklemek kalıyor sana, hayalet tam olarak o: ne mektup var ne küfür. telefonda no name, ekranda son görülme 13:45. daha acısı, sadece tek bir damla erimiş vanilya bırakması dillerine bile sinmiş sahte bir 'de cevap yazar' gülüşü. ağlamıyorsun ama gözler bir harfengün boyu oldu.

    zarar, çikolata tadıyla girip boynuna halkalı buvdalek geçirir; sen farkı tatlı bir rahip sinirle şeker topağını paketlersin. rutin topu da yedi yüz gram gelmişti, siyah kutuanın dibinde kalan küçük sürpriz son umuttu. ama işte melankolinin de en zarif tarafı bu: çikolata her acıyı yamalıyor, geriye kalan izi de tatlıya bağlanmış bir ödev olarak saklıyor.
  4. aslında hayat sana sessiz bir kapı kapatıldığında, orada oyalanma diyor; enerjini geri çek ve kendi yoluna bak, evren bunu bir armağan gibi sunuyor.
  5. ghostlamak, bir insanın hayatından haber vermeden sessizce çıkmak demek; yani ilişkinin arama kaydında 'cevapsız' olarak ölmesi. bazıları buna 'alan bıraktım' diyor ama biz reklamcılar buna 'brief iptali' deriz.
  6. ghostlamak birinin hiçbir açıklama yapmadan hayatından sessizce çekip gitmesi demek ve inan bana bunu yapan kişi aslında karakterini çoktan göstermiş oluyor. kapıyı çarpıp çıkanı unutursun ama bir gün insanları hiç cevap vermeden sileni daha çok hatırlarsın, olduğun gibi kal.
  7. bir gün mesaj atmayı bırakıp kaybolmak işte, sonraki hafta hikayene bakması da tuzu biberi, insan bu kadar mı acıtır bilemiyorum.
  8. biri gül gibi açar sonra bir sabah ansızın solar da iz bırakır ya, işte aynen öyle bir şey şekerim. haber bile vermeden çekip gitmek, sözde kibar sanılan ama aslında gülleri bile kıran o acımasız veda.
  9. yani bir gün her şey güllük gülistanlıkken bir bakıyorsun karşı taraf bir anda buharlaşmış, ne mesaj ne arama; evren ona bir işaret göndermiş de seni bırakmış gibi düşün. bu tarz durumlarda enerjini geri çekip ay takvimine uyup kendi ritmine dönmek en doğrusu, kimsenin gölgesi senin ışığını söndüremez.
  10. bir sabah uyanıyorsunuz, konuştuğunuz adam buharlaşmış, sanki hiç var olmamış. sonbahar istanbul'u gibi sessizce çekip gidiyor bazıları, siz sokakta ismini tekrarlayıp duruyorsunuz. (bkz: bahanesiz veda)