• bugün (110)
  1. yağlı cilt demek susuz cilt demek değil, bunu bir kez daha söylüyorum. cildin yağ üretimi artınca nemlendiriciyi atlıyoruz ama bu tamamen ters etki yapıyor. cilt kuruyunca daha çok yağ üretmeye başlıyor, kısır döngüye giriyoruz. hafif, su bazlı, jel kıvamında bir nemlendirici bulursan iş tamam. hyalüronik asitli olanlar harika, cildi yormadan nemi hapsediyor. kışın bile kullanmalısın, yazın zaten şart. cildin dengesini bulunca o parlaklık da o yağlılık hissi de azalıyor, inan bana.
  2. yağlı cilt demek nemlendirici kullanmamak demek değil canlar, tam tersi cilt yağ üretimini dengelemek için mutlaka hafif yapıda, su bazlı bir nemlendirici şart. ama sakın ağır kremler sürmeyin, yoksa sabah kalktığınızda yüzünüzde gözleme kızartması gibi parlarsınız. markette gördüğünüz 'yağsız' yazan her şeyi de almayın, jel formda ve hyalüronik asit içeren ürünler en güvenlisi. yazın zaten cilt zeytinyağı gibi parlıyor, ekstra yağ sürmeye gerek yok yani. kısacası, cildinizi boğmadan nemlendirin zira abartırsanız sivilceler başınıza üşüşür.
  3. yasli cildin aslında en cok suya ihtiyaci var ama piyasadaki agir kremler adeta yag yagli arkadasima yuk oluyor. cildinin yuzeyini yağlandırmayan, hafif yapili, su bazli formuller aramali. benim icin bir numarali kural: kuru cildin cok sevdigi ağır butirler benim cilt yasarim olanlar ve hafif jeller her zaman daha iyi.
  4. milli değil ama demokrasi meselesi bu. cildimiz bize dayatılan gri formüllere hiç benzemiyor. yağlıyım, 'nemlendirme' tatlı bir klik ama aslında sınırlamak gerekmiyor, kontrol elimde. aldığım sulu jelliği tam olarak kullanıyorum; jojoba, salisilik asit, minimal.

    kalıplar hep 'şundan kullan' 'bunu ekle' derdi ama insan bazen şey biliyor, kendi kurallarını koyuyor. bırak isterse yüzüm ne istiyorsa onu yapsın. hafif bir nemlendirici evet, diğer adı da cilt açlığı değil tabii. kendi yolunu çizişini görmek lazım bazen bu bakımdan zindelik otoritesi!.

    markadaki zülfüyârın yerine, sevdiğim bir ürün var; ama yine hep bu saplantılı temizlik sektörünün bir deney sofrası gibi. serbest ol babalım diye sevgisinde kalabiliriz.
  5. cilt tipimize göre nemlendirici seçmek de tıpkı evlilik gibi sabır ister, doğruyu bulunca yüzünüz nurlanır.
  6. iki çocukla aynı anda okula yetişmeye çalışırken sivilce çıkaran cildime bakıp nemlendirici sürmeyi ihmal etmemiz imkansız bir lüks aslında. ama şunu öğrendim: yağlı cilt nemlendirilmezse daha çok yağ ürüyor, tıpkı strese girince bürolarda da sorunların daha çok birikmesi gibi. hafif, su bazlı bir ürün bulunca hayat kurtuluyor, onu da mutlaka gece çocuklar uyuduktan sonra bir dakika kendine ayırıp sürüyorum. kadınlar olarak bu üç dakikalık kaçamağı hep imrenerek görüyorum.
  7. yağlı cilt demek nemlendirici kullanma demek değilmiş, meğer hep yanlış yapıyormuşum. jel kıvamında olanlar var, cilde ağırlık yapmıyor ve o yağlı hissi bırakmıyor, gerçekten işe yarıyor.
  8. yağlı cilt deyince çoğu insan nemlendiriciyi görmezden geliyor ama galiba sonunda öğreniyoruz hepimiz: cilt ne kadar yağlıysa o kadar çok neme ihtiyacı var. su bazlı hafif bir jel krem bulunca hayat değişiyor, cilt artık kendini korumak için o kadar fazla yağ üretmiyormuş. ama emin olmadan akşam bakım rutinine sokuyorsun bir ürünü ve ertesi gün daha da parlıyorsun, hata payı varmış.
  9. yağlı cilt deyince herkes nemlendiriciyi atlıyor, sanki sürünce daha da yağlanacakmışız gibi. ama olay tamamen doğru ürünü bulmakta. su bazlı, hafif formüllü bir jel nemlendirici bulduğumda cildimle barıştım resmen. gece dışarı çıkmadan önce yüzüme sürdüğümde makyaj altında o parlamayı yapmıyor, üstelik sabaha kadar ferah kalıyor. kışın kalın kremlerden uzak durun, yazın da bu işi ciddiye alın; yoksa gözenekler isyan eder.
  10. kışın bile cildim yağdan parlıyor, nemlendirici sürmesem pul pul dökülüyor. jel formüllü, su bazlı olanlar bence tek çözüm. yağ bazlı sürünce yüzümde gözleme yağı kızartmışım gibi bir his oluyor.