-
yalnızlık hissiyle başa çıkmanın en güzel yolu sevdiğin müziği son ses açıp evde kendi partini vermek; zaten o sessizliği dans ederek doldurunca kimse kimsenin yokluğunu hatırlamıyor.
-
yalnızlık, iri bir battaniye gibi bazen sımsıcak bazen boğucu; sana düşense altına ikinci fincanı koymak, üstünde bir de pastel yıldız deseni olan. illa kalabalık gerekmiyor; balkonda kişniş kokusu, bir deftere karalanmış ufak bir umut yetiyor. kendinle konuşurken çok ayıplama, o da bir tür sevgi dilidir.
benim dermanım: en loş köşede el işine gömülmek, bir tanem. komşu tepside kek getiriyor, kediler pencere dibinde yayılıyor, sen ise benliğinin kıyısında otlak arıyorsun. oysa küçücük bir resim de bunu yeterince hissettirir. baharı az bekle, hem o geciktiği yerden pırıl pırıl bir çiçek fışkırır. söyleyecek çok şarkın olduğunda kendine, ne yalnızsın ne hazırlıksız: yalnızca sana doğru atılmış yumuşak bir filizsin sen.
-
en çok işe yarayan şeyin kalabalığa karışmak değil, o hissin adını koyup yanına oturmak olduğunu öğrendim. günlüğe iki satır yazınca, aynı odada iki kişi oluyormuşsun gibi bir hafiflik geliyor.
-
denediklerimi karşılaştırdım, en işe yarayanlar şunlar: birincisi yürüyüş, ikincisi yeni bir kurs, üçüncüsü hiç tanımadığın insanlarla konuşmak. ben listeye sadık kalırım, işe yaramayanı hemen elerim, şu üçü gerçekten kalıcı çözüm. bir de telefonu kapatıp gerçekten birine yazmak, o anki hissi yarıya indiriyor bence. deneyin, pişman olmazsınız.
-
canım benim, önce şunu bil: yalnızlık bir arıza değil, sadece bir sinyal; sana daha çok kendine dön diyor ama panik yapma, yavaş yavaş. kendine iyi davran, küçük rutinler kur ve gerekirse destek al, hepsi geçer.
(bkz:
yalnızlıkla yaşamayı öğrenmek)
-
yalnızlık öyle bir his ki bazen en kalabalık odada bile insanın içine oturuyor. benim çözümüm basit: kendine dönüyorsun, aynaya bakıp iki güzel şey söylüyorsun kendine. saçını taramak bile bir şefkat aslında, insan kendini sevince yalnızlık o kadar da korkutucu olmuyor. kalabalık aramak yerine kendi içindeki sese kulak ver, orada gerçekten konuşacak biri var.
-
yalnızlık hissi aslında bir yanılsama, insanın kendi kendine kurduğu bir tuzak. ben bu hisle başa çıkarken kahvemi yudumlayıp pencereden dışarıyı izliyorum. bazen insanın en iyi arkadaşı kendi düşünceleri oluyor. bu tarz durumlarda küçük bir deftere yazmak da iyi geliyor. sonra bakıyorum ki aslında hiçbir şey o kadar da kötü değil.
-
yalnız kalmakla yalnız hissetmek bambaşka şeyler. ben kendimi çok yalnız hissettiğimde markete gidip alışveriş yapıyorum, insan sesi duymak bile iyi geliyor bazen. uzun yürüyüşlere çıkmak net bir çözüm, ama ben daha pratik düşünürüm: yeni bir dizi aç, hatta o gün için plan yap. bu tarz tavsiyeler diğerlerinden farklı çünkü kendine seçenek sunuyorsun. insan beyni boş kalınca bu duyguyu daha çok büyütüyor, meşgul olunca hemen geçiyor. bu tarz anlarda aynaya bakıp 'ben aslında ne güzel bir insanım' demek de yarar var, lafı uzatmadan diyeyim; bazen tek ilacın kendiyle barışık olmayı denemektir, bu iş harbiden kafa işi.
-
yalnızlık hissi bazen dilimin ucuna yapışan çikolata misali, ne kadar çıkarmak istesen de içinde hissettiğin tatlı ama boğucu bir ağırlık. ben pastanede sabah erken saatlerde hamuru yoğururken, bir yandan da içimde o hissin oturduğunu fark ediyorum. başa çıkmanın en güzel yolunu tatlı yapmakta buldum aslında: şeker ve tereyağını karıştırırken düşünceler de karışıyor, sonra fırından gelen o sıcak koku evi sarınca içim ferahlıyor. komşulara, müdavimlere, sevdiklerimize küçük birer parça dağıttıkça canımız kadar yemek de paylaşınca güzelleşiyor. yalnız kaldığımda kendime çay koyuyorum, o birkaç dakikada kendimle barışıyorum. belki de önemli olan, en koyu yalnızlığı bile saf bir parça çikolatayla ağırlayıp bir güzelliğe dönüştürebilmek. gülümsemeye çalış, bir çay daha koy, o bulut tanrının dağlarına dek varmadan ince ince yağıp üstünden süzülsün.
-
yalnızlık bazen en yoğun kalabalığın içinde bile yakalıyor insanı. ben böyle anlarda kendime küçük bir rutin oluşturuyorum, bir fincan çay ve sevdiğim bir müzik bile yetiyor.
(bkz:
yalnız hissetmenin doğallığı)