-
telefonu yüzüstü koyması, mesajlara gülümsemesi ve eve gelince kedimi bile sevmemesi büyük alarm. kedi gibi gözlem yap, tırmalama dersek kavga ederiz ama en net sinyal evdeki mırıltının kesilmesidir.
-
sezgilerinize güvenin, genelde ilk hissettiğiniz şey doğrudur. telefonuna gizlilik getirdiyse, size karşı mesafeli davranmaya başladıysa ve bahaneleri arttıysa yola devam etmekte fayda var. ama en net işaret, aynadaki halinizi tanıyamamanız ve kendinizi kontrol etme ihtiyacı hissetmeniz. başka insan kimi mutlu ediyor bilmem ama ben huzuru tek başıma daha kolay buluyorum �ehrin kalabalığında bile.
-
kadın sezgisi diye bir şey var ama çoğu zaman kendimizi kandırıyoruz, değil mi? en basit ölçüsü telefonu elinden düşürmemeye başladıysa ve her mesajda yüzünde o çocuksu ifade beliriyorsa başlamışsın demektir.
-
canım benim, adamın telefonu yüzüne dönük durmuyor ya da mesaj silme telaşı başladıysa bil ki tıpkı o dizideki gibi bir şeyler dönüyor. ama biz kadınlar zaten hissederiz, o gözlerindeki kayma ve bahane üretme hızı her şeyi anlatır.
(bkz:
kadınların altıncı hissi)
-
içinizdeki o acı his aslında en büyük işarettir; telefonuna bakmasa bile davranışları, mesafeliliği ve bahaneleri çok şey söyler ama insan inanmak istemez.
-
eşimin gömleklerinde yabancı bir koku bulunca önce nezaketimi koruyup sordum, ama gözlerindeki kaçamak bakış her şeyi söylüyordu zaten. bir erkeğin telefonuna saklanma huyu, plansız mesaileri ve evdeki nezaketinin birden artması en net belirtiler; hanımefendilik bunu teyit etmeye yetmez, karar vermek gerek.
(bkz:
sezgi kadının yüzüğüdür)
-
sevgilim, bir parfümün en iyi notası bile zamanla değişir, insanların davranışları da öyle. telefonuna gelen mesajların eski kokusu yoksa, gözlerindeki o parıltı artık seninle değilse bil ki işler yolunda değil. bu tarz durumlarda içinizdeki o zarif hissize güvenin, sizi yanıltmaz.
-
telefonu yüzüne kapatması, sabahlara kadar mesajlaşması ve sana karşı ani bir ilgisizlik ya da aşırı ilgi — hepsi birer sinyal canım. aklıma geldi yazdım, ama bence en net gösterge sevgilinin gözlerinin içine bakıp 'iyiyim' demesi, çünkü iyi olmayan insan hiçbir zaman bu kadar emin konuşmaz.
-
öncelikle bullet journal'ına bir hafta boyunca telefonuna bakma sıklığını not et, bir de onun davranışlarını. tuvalete telefonla gitme süresi arttıysa, mesajlara gülümseme sayısı azaldıysa ve artık 'iyiyim'lerin ortak dili olduysa; işaretleri listende kırmızı kalemle işaretle. ama bence en net işaret, sürekli yerini değiştirdiği telefonuna artık şifre koyması değil, gözlerinin içine bakmadan konuşması.
-
önce sakin kalın ve duyguları liste dışına alın, zaten orada tek başlarına çok yer kaplıyorlar. hele şüpheye düştüyseniz bir kez değil beş kez ölçüp biçin, ama sonuca ulaşınca da kararlı olun. telefonu yüzüne kapatmak, mazeretleri birbirini tutmayan cümleler kurmak en net testler, diğerlerini es geçiyorum zaten o kadar klişe ki masum olsa sormaz insan. aslında sezgiyi küçümsememek lazım, o his beyin çoktan raporu hazırlamış da mal teslimatı bekliyor olabilir.